kemik-erimesi-osteoporoz.jpg

Bu konuyu internette araştırıyorsanız muhtemelen siz yada bir yakınınız yürüyüş yaparken ya da ağırlık taşırken zorlanıyorsunuz, özellikle ilerleyen yaş ile ortaya çıkan kemik kırılmaları riskini en aza indirmek ve iskelet sisteminizi güçlendirmek için Pilatesin Osteoporoz Kemik Erimesi Tedavisindeki potansiyel gücünü bu yazımızda sizlere aktaracağız

Kemik Erimesi ( Osteoporoz ) Nedir?  Belirtileri ve Nedenleri

osteoporoz belirtileri
Kemik Erimesi Osteoporoz Belirtileri ve Nedenleri

Osteoporoz nedir; kemiklerdeki kalsiyum kaybı nedeniyle ortaya çıkan hastalıktır. Kadınlarda daha yaygın bir rahatsızlıktır ve çoğu zaman menopoz başlangıcında ortaya çıkar. Bu dönemde, kalsiyum içeriğinde ve kemik gücünde azalma olur. Bunun sonucunda kemikler daha kırılgan hale gelir. Kemik erimesi kaç yaşında başlar; Bu hastalık, kadınlarda daha çok görülmekle birlikte erkekler de dahil olmak üzere özellikle 60-70 yaşlarındaki kişileri etkiler.

Osteoporoz nedeniyle, uyluk, önkol ve ayrıca sırttaki omurların kemiklerinin kırılması mümkündür. Genellikle kişi böyle bir hastalığın gelişeceğini düşünmez çünkü hastalık kendini hissettirmez.

Ancak osteoporozun kendi semptomları vardır. Kemik erimesi belirtileri; Örneğin, sırtın bel ve göğüs bölgelerinde ağrı, sarkma, omurgada ağrı ve deformeler olursa bu hastalıktan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca, osteoporoz, çok yorgun hissetmenize neden olur.

Hastalığın nedenleri, kemiklerdeki kalsiyum içeriğinde azalmanın yanı sıra D vitamini miktarının düşmesidir.  Buna ek olarak, ortaya çıkma sebebi fiziksel aktivitede azalma, aşırı alkol tüketimi, sigara içmek ve uzun süre kullanılan bazı ilaçların yan etkisi ile ilişkili olabilir.

Osteoporoz Tanısı

Kemik erimesinin klinik tanısı çeşitli çalışmaları içerir. Hastalığın varlığını tespit etmenizi ve gelecekte olumsuz etkileri önlemenizi sağlar. Kemik dokusunun durumunu belirlemek için en basit yöntemlerden biri radyografidir. Ancak bu yöntem, örneğin vertebral deformiteler veya kemik kırıkları gibi hastalığın geç semptomlarını tespit etmek için etkilidir.

Ayrıca osteoporoz tanısı için tıpta, kemiklerdeki mineral bileşen miktarını, yani kalsiyum ölçen densitometri kullanılır. Ultrason veya radyoloji seçilebilir. Bu prosedürün sonucu, kemik dokusunun yoğunluğunu ve içerdiği hidroksiapatit miktarını belirlemeyi sağlar. Bununla birlikte, doktorlar hangi bölgede en büyük kırık riski olduğunu öğrenebilir, ayrıca kemik kaybı miktarını ve tedavinin etkinliğini belirleyebilir. Ultrasonik dansitometri, kemiklerin mekanik durumu hakkında veri elde edilmesini mümkün kılar.

Osteoporoz tanısı koymak için biyokimyasal markörler kullanan laboratuvar testleri istenebilir. Bu testler kemik metabolizmasının yoğunluğunu belirlemeyi mümkün kılar. Osteoporoz tanısı için kalsiyum, fosfor, paratiroid hormonu, deoksipiridonolin ve osteokalsin göstergeleri önemlidir. İşlemden 12 saat önce yemekten kaçınmalıdır.

Osteoporozun Önlenmesi ve Tedavisi

Bu hastalığın ortaya çıkmasını veya gelişimini önlemek için vücudunuzu izlemeniz gerekir. Bu nedenle, osteoporozun zamanında önlenmesi ve tedavisi gereklidir.

Osteoporoz tedavisi her şeyden önce, sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olmanızdır, yani bağımlılıkları bırakmalı ve yeterli miktarda kalsiyum ve diğer mineral içeriği bulunan doğru yiyecekleri tüketmelisiniz.  Buna ek olarak, güneşlenmeli, vücudu D vitamini ve orta derecede egzersiz ile zinde tutmalısınız.  Osteoporozun tedavisi ayrıca özel bir diyettir; ilaç almayı ve özel pilates egzersizi yapmayı da içerir. Bütün bunlar yıkıcı bir hastalığın gelişimini durduracaktır.

Kemik Erimesi (Osteoporoz) Tedavisi ve Pilatesin Etkisi

Pilates ilk olarak Joseph H. Pilates tarafından I. Dünya Savaşı sırasında yatağa düşmüş veya ciddi rahatsızlıkları olan askerleri  rehabilite etmek ve tedavisi için hazırlanmıştır.

Yıllar boyunca, omuriliği daha çok destekleyen ve vücudun ana kaslarını güçlendren yeni yöntemler geliştirildi. Vücut dengesi ve kontroloji giderek önem kazandı ve  nefes egzersizleri ile pilates ten alınan sonuçlar mükemmel hale getirildi.

Doğru şekilde yapılırsa, Pilates egzersizleri kemik erimesi tedavisinde osteoporozlu hastalara çok yardımcı olmaktadır. Daha detaylı bilgi için Klinik pilates sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

osteoporoz tedavisi
Osteoporoz Tedavisi ve Pilatesin Faydaları

Yararları şunlardır;

  • Vücut parçaları yer çekimine karşı hareket ettiğinde oluşan kemik yoğunluğunu güçlendirir.
  • Kemikleri desteklemeye yardımcı olan ve kas kütlesinin güçlü olmasını sağlar.
  • Kemik kırığına neden olabilecek düşmeleri önlemeye yardımcı olabilecek dengeyi iyileştirmek
  • Kemikleri hizada tutmaya, sırttaki ağrılı sıkışmış sinirlerini ve kas spazmlarını önlemeye yardımcı olabilecek hareket ve duruşlara sahiptir.

Yine de geleneksel Pilatesteki egzersizlerin dörtte üçünün osteoporozlu biri için değiştirilmesi gerekir. Geleneksel pilates mat sınıfı bu tarz rahatsızlığı olan hastalara tavsiye edilmez.

Ancak, aşağıdaki mat egzersizlerini eğitimli bir eğitmenin yönlendirmesi dahilinde yaparsanız güvenli olabilir.

Kemik Erimesi için Hangi Pilates Egzersizleri Yapılır?

Öncelikle kemik erimesi hakkında bilinmesi gerekenleri açıklamak gerekir;

Kemik erimesi nedir; kemiklerin gözeneklere ayrılarak birbirlerine olan bağın zayıflaması demektir.

Kemik erimesi nasıl anlaşılır; Kemik erimesinin anlaşılması güçtür, insanların %98’i kemik erimesine sahip olduklarını ancak kemiklerinden biri kırıldığında anlar.

Kemik erimesi dereceleri 20 ve 40 yaş aralığında 1, 40 ve 50 yaş aralığında 2, 50 ve üzerinde 3’tür.

En çok kadınlar menopoz döneminden sonra bu hastalığa yakalanırlar. Menopoz ve osteoporoz ilişkilidir çünkü menopoz döneminde kalsiyum miktarı kemiklerde oldukça azalır. Dışarıdan takviye yapılmazsa kemik erimesi ortaya çıkabilir.

Bu hastalığın etkilerini en aza indirmek için kasları güçlendirme gerekir. Üstelik alınan ilaçlarla kemiklerin erime yoğunluğunun durdurulması şarttır. Bu nedenle pilates çalışmaları yaparak kemik erimesinin yol açtığı kırılmalara karşı güçlü kas sisteminiz ile destek olabilirsiniz.

Pilates kaslarını sıkılaştırır ve kemiklerinizi de güçlendirir. Sağlıklı beslenmeyi ve sigara ve alkolden uzak durmayı da başarırsanız, vücudunuz normale dönmeye başlayacaktır.

Sırt, omuz, bacak ve kalçaları çalıştıran osteoporoz egzersizleri en faydalı olanlardır.

Birinin maruz kalabileceği en zarar verici yaralanmalardan biri kalça kırığıdır. Kemik erimesi rahatsızlığı için pilates yaparken kalçaya destek olan kasları güçlendirmek en büyük hedeflerden olmalıdır.

Ancak osteoporozlu insanlar, öne eğilme veya sırt üstü egzersizler içeren pilates hareketlerinden kaçınmalı ve omurganın bükülmesini içeren egzersizler yapmak konusunda çok dikkatli olmalıdır.

Pilates  omurgayı öne doğru esneten güçlü hareketlere sahiptir ve bu kemik erimesi olan kişiler için yanlış uygulandığında tehlikelidir. Omurga bu tarz hareketlerde zarar görebilir.

Osteoporozlu Hastalar İçin Pilates Mat Egzersizleri

  • Tek ve çift bacak egzersizleri
  • Yan yatış egzersizleri
  • Bacak çekme egzersizleri
  • Göğüs egzersizleri

Zararlı Mat Egzersizleri

  • Yuvarlanma
  • Omurga bükülmesi yapılan her türlü hareket

Bazı Pilates egzersizleri, egzersiz yapan kişiye direnç sağlayan reformer gibi ekipmanların kullanımını içerir.

Cadillac Pilates Aleti, stüdyolarda bulunan, belirli esneme ve kuvvet antrenmanı egzersizlerine olanak sağlayan bir ekipmandır.

Aletli pilates egzersizleri pilates mat egzersizlerinden daha güvenlidir. Üstelik egzersizlere kuvvet antrenmanı unsuru eklediği için daha da etkilidir.

Osteoporozlu Hastalar İçin Aletli Pilates Egzersizleri

  • Ayak çalışması (reformer kullanarak)
  • Bacak ve kol çalışması (reformer)
  • Çekme kayışları (reformer)
  • Yan duruşlar
  • Bacak yay serisi
  • Göğüs çalışması

Osteoporoz Hastalarının Pilates Eğitmenine Sorması Gerekenler

Popülerliğinin artmasıyla, pilates sınıfları ve dersleri bulmak çok kolaydır, ancak osteoporozlu kişilerin durumlarına özel olarak uyarlanmış sınıflar nadir bulunur.

Bu tarz rahatsızlıkları olan kişilere pilates sınıflarına katılmak yerine konusunda uzman bir eğitmen ve özel hazırlanmış bir program ile çalışmalarını öneriyoruz. Pilates seans larına başlamadan önce sağlık durumunuzu ve raporlarınızı mutlaka paylaşmalısınız.

Ayrıca, osteoporozu olan biri için hangi egzersizlerin güvenli olduğunu belirleme konusunda eğitmenin yetkinliği ve bilgisi çok önemlidir. Pilates Studyonuzu ve Eğitmeniniz seçerken sorulması gereken bazı sorular şunlardır:

  • Hangi egzersizlerin osteoporozlu insanlar için güvenli ve güvensiz olduğunu biliyor musunuz?
  • Planlanan antrenman yukarıda zararlı olarak listelenen egzersizlerin herhangi birini içerecek mi?
  • Denge ve düşmeyi önlemeye yönelik egzersizler egzersiz programına dahil edilecek mi?

Pilates ve Osteoporoza Karşı Mücadele

Osteoporoz Kemik Erimesi rahatsızlığnda, eklem hareketliliğinin artmasına özel dikkat etmek önemlidir. Pilates ile Tedavi bunun için en iyi yöntemlerdendir. Egzersizler postürü iyileştirmek ve vücut üzerinde denge, kontrol geliştirmenini yanınıda, aynı zamanda günlük hareketler için birkaç önemli dinamik stereo tip oluşturmaya ve günlük hareketlerinizi daha rahat yapmanızı sağlar.

Kemik Erimesi Osteoporoz tedavisinde rahatsızlığınıza özgü hazırlanacak aletli pilates programımız size sağlığınızı geri kazandıracak. Stüdyomuz ile  vücudunuzun efendisi olun! Bizi Instagram‘da takip etmeyi unutmayın.


kas-hastaliklari-tedavisi.jpg

Nöromüsküler hastalıklar; yani sinir ve kas hastalıkları kas fonksiyonlarının bozulması, özellikle zayıflık (güçsüzlük) ile karakterize olarak ayırt edilen bir hastalık grubudur. Nöromüsküler hastalıklar arasında kas hastalıkları, periferik sinir hastalıkları, nöromüsküler bağlantı hastalıkları ve motor nöron hastalıkları olarak kategorileştirilmiştir. Kas zayıflığının belirtileri mekanizmada çok farklı hastalıkların belirtisi olabilir. Bu, prognoz (hastalığın seyrini) ve tedavi yöntemini belirler. Bu yazımızda sizlere kas hastalıkları ve pilates ile tedavisi konusunda bilgi vermeyi amaçladık.

Kas Hastalıkları Nelerdir?

Kas hastalıkları 30’dan fazla kategoride incelenebilir. Peki, en yaygın kas hastalıkları nelerdir?

Edinilmiş miyopatiler:

İnflamatuar miyopatiler: (inklüzyon miyoziti, polimiyozit, sarkoid miyopati dermatomiyozit;

Bulaşıcı miyopatiler (bakteriyel miyozit, HIV ile miyopatiler, parazitik miyozit, viral miyozit;

İlaç ve toksik miyopatiler (kolesterolü düşürmek için kullanılan ilacın miyopatisi, alkolik miyopati, kortikosteroid miyopati.

kas hastalığı nedir

Sekonder metabolik ve endokrin miyopatiler:

  • Diyabet miyopatisi;
  • hipotiroidizm ile miyopati;
  • hipertiroidizm ile miyopati;
  • Cushing hastalığı;
  • hipokalemik miyopati;
  • kronik böbrek yetmezliğinde miyopati;
  • hiperparatiroidizm ile miyopati;
  • hipofosfatemik miyopati;

Ayrıca kas hastalıkları arasında yaygın olan kas distrofisi vardır.

Kas Hastalığı Nedir?

Kas hastalığı nedir; hem kasların hasar görmesi hem de nöromüsküler kavşakta bozulma, periferik sinirlerde hasar veya periferik sinir kaybı nedeniyle motor kontrolün azalması ya da tamamen yok olmasıdır.

Miyopati Nedir?

Miyopati nedir ilerleyici kas atrofisi ile karakterize kronik bir hastalıktır. Edinilmiş ve kalıtsal miyopatiler (kas distrofileri) olarak ikiye ayrılır. Kalıtsal miyopatiler, sinir sistemine verilen hasar sonucu hem birincil kas hem de kas denervasyonundan kaynaklanabilir.

Miyopati Tedavisi

miyopati tedavisinde pilates

Kalıtsal miyopatilerin tedavisi esas olarak sinir ve kas dokularındaki metabolizmanın düzeltilmesini amaçlamaktadır. Miyopati tedavisi, anabolik ajanlar, vitaminler, biyojenik uyarıcılar, potasyum preparatları, antikolinesteraz ilaçları, vazoaktif ilaçlar ve trophotropik ilaçlarla tedavi edilir.

Antikolinesteraz ilaçları (piridostigmin veya Kalimin) ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar (prednizon ve diğerleri) kullanılır. Timus giderimi (timektomi) ilaç tedavisi etkisiz olduğunda yapılır. Ayrıca tedavide plazmaferez ve immünoglobulinler kullanılabilir.

Tedavi edilebilir hastalıklar:

Steroid miyopat; sıklıkla miyopatiye florlu kortikosteroidlerin kullanılması neden olur. Düzgün diyet ve pilates ile sorun aşılabilir.

Alkolik miyopati; Olası alkolizm endikasyonları nedeniyle oluşur. Tedaviye ruh ve beden sağlığı için pilates eşlik etmelidir. Çünkü ağrılar kaçınılmazdır ve kasların güçlendirilmesi gerekir.

Tiroid miyopatisi; Hastalık hem hipotiroidizme hem de tirotoksikozadır. Pilates sayesinde doğru nefes alış veriş öğrenilmelidir.

Polimiyozi; İdiyopatik polimiyozit, kreatin fosfokinaz (CPK) seviyesinde bir artış ile karakterizedir. Eğer bağ dokusu hastalıklarının belirtileri; romatoid artrit, sistemik lupus eritematozus varsa pilates size çok yararlı olur. Terle vücuttaki toksitleri atarsınız.

Periyodik felç; Hastalığın atakları soğuk algınlığı, yeme bozukluğudur ve egzersizden kaçınılması gerekir. Yalnızca meditasyon yapabilirsiniz. Pilates yalnızca bu kas hastalıkları için tehlikeli olabilir.

Romatizmal polimiyalji; Kas hastalıkları kendini kas zayıflığı ile gösterir. Kasların ve eklemlerin ağırmaması için pilates uygundur.

Myasthenia gravi; Miyastenia gravis, gün boyunca kas güçsüzlüğü yaşanır. Bu kasları güçlendirmek için stüdyomuz ile iletişime geçmelisiniz.

Eaton-Lambert sendromu; nöromüsküler iletim bozukluğu ile ilişkili nadir bir paraneoplastik patolojidir. Patolojinin temeli çoğunlukla malign akciğer hastalığıdır. Bu nedenle pilates nefes alışverişleri düzenler ve kan akışının doğru şekilde akciğeri temizlemesine yardımcı olur.

Kas Hastalıklarının Tedavisinde Pilatesin Yararları

kas hastalıklarının tedavisinde pilatesin faydaları

Kas hastalıkları sinir ucunun ve kas lifinin, bir impulsun sinirden kas zarına aktarıldığı sinaptik yarık oluşumu ile bir birleşimidir. Dürtü, sinir ucu tarafından salgılanan nörotransmiter asetilkolin tarafından iletilir ve daha sonra kas zarına bağlanır. Bazı hastalıklarda, sinir yetersiz asetilkolin salınımı veya kas lifi zarına bağlanmasının ihlali nedeniyle nöromüsküler iletim bozulur.

İşte bu nedenle kaslar zayıfladıkça zayıflar. Bu herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Bunu yaşamadan önce pilates gibi ruhsal ve fiziksel bir aktiviteye başlamak ve prediodik olarak sürdürmek önemlidir. Bu hastalıktan korunmanızı sağlar. Ancak zaten kas hastalıkları kapınızı çaldıysa da pilates sizi kucaklayabilir.

Bu hastalıklara temelde Miastenia Gravis denir. Yunanca bir kelimedir ve “kas zayıflığı” ve “ciddi” kelimesinin birleşiminden oluşur. Miyastenia gravis, şiddetli kas güçsüzlüğü ve yorgunluk hissi verir. Miyastenia gravis ile sinir lifinden kaslara dürtü iletimi gerçekleşir. Hastalığın temeli, nörotransmitter asetilkolinin nöromüsküler sinapstaki kas zarına bağlanmasını engelleyen otoantikorların gelişmesidir. Kas hastalıkları tedavisinde uzman terapistlerimiz ile gerçekleştrdiğimiz Klinik Pilates seanslarımız hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

  • Pilates kasların gelişmesini, güçlenmesini sağlarken kas zarını da onarır.

Kas hastalıkları gün boyunca bir artar bir azalır, genellikle sabahları daha az belirgindir ve öğleden sonra ve akşamları artar. Hastalığın en erken belirtileri göz altı sarkması (pitoz), çift görme, zayıf yüz kasları, yutma bozukluğu, çiğneme, kollarda ve bacaklarda güç azalmasıdır. Hastalık erkekleri de kadınları da etkiler, ayrıca kadınlarda tanı genellikle 40 yaşından önce başlar.

  • Pilates, kas hastalıklarına zemin hazırlayan tüm bağları güçlendirir. Hastalığın ertelenmesini sağlar ya da tedavisini gerçekleştirir.

Ayrıca pilates;

Tüm vücutta mükemmel uyumu sağlar. Sadece bacaklarınız ya da kollarınız güçlenmez. Tüm vücut kaslarınız poziyonlar boyunca çalışır. Hepsi aynı tempoda uzar ve kısalır. Bazen genişler bazen daralır. Sırt kasları, boyun kasları dahil ayaktan parmağınıza kadar pilatesin gücünü hissedersiniz. Üstelik doğru nefes alıp verdikçe vücudunuz içten dışa kendini tamir etmeye başlayacaktır.

Kas Hastalıkları Teşhisi Nasıl Yapılır?

kas hastalığı teşhisi nasıl yapılır

Kan testi ve elektronöromiyografi ile doktor tarafından teşhis edilir. Gerekirse, hastalığın olası bir nedenini (otoantikorların gelişimi) araştırmak için timus bezinin boyutunu ve durumunu değerlendirmek üzere bilgisayarlı göğüs tomografisi istenebilir.

Siz de durumu anlayabilirsiniz, bazen dizleriniz sizi taşımaz, bazen bir ayağınız yan döner, hızla yorulursunuz, uykuya dalmakta zorluk yaşarsınız. Bazen de nefes almakta zorlanırsınız. Bunlar bir ara size uğrar bir ana normale dönersiniz. Birine sahip olursanız pilatese hemen başlayın ve hastalığı durdurun, tümüne sahipseniz hemen bir doktora görünün ve pilates stüdyomuza uğrayıp kas hastalıkları için pilates dersleri almaya başlayın.

Kas hastalıkları dışında sizi uyarmamız gereken bir sendeom bulunur.

Lambert-Eaton Sendromu

Lambert-Eaton sendromu, otoimmün süreç nedeniyle gelişen kas güçsüzlüğü ve yorgunluk sendromudur. Genellikle sendromun nedeni malign onkolojik süreçtir, çoğu zaman akciğer kanseri buna neden olur. Bu nedenle, Lambert-Eaton sendromu tanısı konduğunda, hastayı onkolojik süreç bekler. Böyle bir durumda kemoterapi alacaksanız pilatesi ertelemeniz gerekir. Kemoterapi etkisini 1 hafta sonra kaybeder, kendinizi güçlü hissettiğiniz zamanlarda pilatesi hafta 1 gün yapmanız önerilir.

Kas Hastalığım Var Pilates Bana Uygun Mu?

Hastalığın semptomları çoğunlukla omuz, kalça ve boyun kısmındadır. Yani omuzlarınızı, boynunuzu ve kalçanızı güçlendirmek için pilates yapabilirsiniz. Kas hastalıkları ileri seviyede değilse sizi engellemeyecektir. Ancak hastalığınıza uygun pilates programı hazırlarız.

Solunum kaslarının zayıflığı, gırtlak kasları ve konuşma eklemiyle ilişkili kaslarınızda sorun varsa yine doğru soluk alıp verme sayesinde pilates size yardım eder.

Pilates sayesinde doktor tedavinize ek olarak, merdivenlerden yukarı çıkarken artık zorlanmayacak, oturma pozisyonundan kalkarken dizlerinizin bağı çözülmeyecek, kollarınızı başın üstüne doğru kaldırabileceksiniz.  Ayrıca egzersizler vejetatif fonksiyonları, ağız kuruluğunu, iktidarsızlığı da giderecektir.

Kas hastalıkları ve pilates ile tedavisi konusunda umarız bu yazı size yardımcı olmuştur. Doktor tedavisi, iyi beslenme ve pilatesin mükemmel egzersizleri sayesinde aşamayacağınız, kas, sinir, eklem, kemik hastalığı  ya da herhangi bir psikolojik hastalık yoktur. Yeter ki iyileşmeye hevesli olun ve pilatesin gücüne inanın. Bizi Instagram‘da takip etmeyi unutmayın.


skolyoz-omurga-egriligi-1.jpg

Skolyoz Omurga Eğriliği ve Pilates ile Tedavisi

Skolyoz omurga eğriliği nedir; omurganın üç boyutlu deformasyona uğramasıdır ve özel tedavi gerektirir. Skolyoz, omurganın aynı anda hem dönmesi, hem de omurganın 10 dereceden fazla lateral sapması olarak tanımlanır. Omurga  eğriliği nin görünümü, hastanın vücudunda fiziksel olarak değişikliğe neden olur ve skolyoz tedavisi gereken bir rahatsızlıktır.

Skolyoz hastalığı nedir;

  • Omuz asimetrisine neden olan; bir omuz diğerinden daha alçakta kalır.
  • Skolyoz tipine ve skolyoz derecelerine bağlı olarak, pelviste asimetri, yana doğru kayma meydana getiren;
  • Kişinin bir tarafı kambur hale getiren bir hastalıktır.

Çocuklarda, çoğu zaman skolyoz ağrı yapmaz, ancak yetişkinlerde dayanılmaz ağrılar oluşabilir.

Skolyoz İçin En Uygun Egzersiz Nedir?

Her şeyden önce, durumu değerlendirecek ve teşhis edecek ve en uygun tedaviyi önerecek nitelikli bir doktor tavsiyesine başvurmak önemlidir. Skolyoz tedavisi konservatif olabilir, yani sadece özel skolyoz egzersizleri ile tedavi gerçekleşebilir.

Çocuklarda meydana gelirse skolyozun gelişiminin engellenmesi için cerrahi müdahale yapılabilir. Yetişkinlerde skolyoz tedavisi eğriliğin büyüklüğüne (Cobb açısı) ve gelişim aşamasına göre uygun yapılır.

Schroth Yöntemi Nedir?

Schroth terapisi üzerinde yoğun çalışma yapılmış ve bilinen bir skolyoz fizik tedavi yöntemidir. Alman Katharina Schroth tarafından geliştirilen Schroth yöntemi skolyoz tedavisinde çok yaygın kullanılan  fizik tedavi şeklidir. Schroth tedavisinde üç boyutlu yaklaşım esas alınır.

Skolitik postürün üç boyutlu olarak kendi kendine düzeltilmesine, omurganın dönüşünü iyileştiren rotasyonel nefes almaya ve hastayı aktiviteyi sürdürmesi için eğitmeye dayanır. Skolyoz için en iyi egzersiz yöntemi ise pilatestir. Ayrıca, Schroth yöntemi ve pilates birleştirilirse, daha büyük açılı omurga eğriliği sorunlarında çok daha olumlu sonuçlar vermektedir. Bu iki sistem düzeltici ve koruyucu olarak birleştirilirse mümkün olan en iyi terapi etkisini sağlar diyebiliriz.

Skolyoz tedavisi için klinik pilates seanslarımız hakkında bilgi almak için Klinik Pilates sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Pilatesin Skolyoza Etkisi

Pilatesin özellikle aletli (reformer) pilates in omurga eğriliği tedavisi için güçlü bir yapısı vardır.

  • Skolyozun yarattığı ağrıları azaltma ve yok etme;
  • Sırt düzlüğünün sağlanması;
  • Skolyoz açısının ve omurların dönmesinin iyileştirilmesi;

Skolyozun ilerlememiş evrelerinde pilates ciddi iyileşme sağlayabilir.

  • Geç dönem skolyozda ameliyattan kaçınmanızı sağlar;
  • Hastanın görünümünü iyileştirir;
  • Günlük hayatta zorlanmamasını sağlar;
  • Özellikle torasik skolyozda hastanın solunum kapasitesinin iyileştirir;
  • Hastanın psikolojisinde ve yaşam kalitesinde genel iyileşme sağlar;

Özellikle aletli pilates ile omurilik eğriliği düzelebilir. Bunun etkinliğini belgeleyen uluslararası bilimsel topluluklar bulunur. Pilates tedavisi resmi olarak tanınır ve yayınlanmış araştırmalar tarafından bilimsel olarak doğrulanmış bir yaklaşımdır. Hem yetişkinlerde hemde gelişmekte olan çocuklarda küçük ve orta skolyozda (25 dereceden az açı) en etkili tedavi yöntemlerindendir. 25-45 derecelik büyük skolyozda doktor tavsiyesi üzerine tercih edilmelidir.

Kaçınılması Gerekenler

Genellikle küçük eğimli skolyozda tıbbi öneriler, abdominal, dorsal ve genel lomber omurga eğriliği rahatsızlıklarında omurgayı güçlendirmek için pilatesi işaret eder. Ancak klasik jimnastik yapmanızı isteyen hekiminiz varsa bir kez daha düşünmelisiniz. Jimnastik omurga eğriliği tedavisinde yararlı değildir ve bireyin skolitik duruşunu değiştirmediği için ilerlemesini kısıtlaması olası değildir.

Özellikle, sırt güçlendirici egzersizler (dorsal) ve mono-dengenin (vücudun gerilmesinin iyileşme sağladığını düşünerek) dengesiz kullanımı özellikle zarar verici olabilir.

Omurga eğriliği genellikle yanlış egzersizlerle daha da kötüleşir. Bu gibi durumlarda omurga eğriliği ameliyatı kaçınılmazdır.  Çünkü tendonun kötüleşmesi ve koruyucunun düzeltici kapasitesinin azalması hastayı ağrılarla baş başa bırakır. Ayrıca çocuklarda göğsün gelişimini sınırlar.

Pilatesin Skolyoz Hastalarındaki Gücü

Doktorlar omurga eğriliği belirtileri gösteren kişilere  Pilates dışında çeşitli alternatif terapiler önerir. Yüzmek,Yoga, jimnastik gibi, Tüm bilinen yararlarına rağmen, skolyozun tedavisinde tüm bu spor ve egzersizler çok dikkatli kullanılmalıdır. Omurga rahatsızlıkları ve tedavisi konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan kişiler ile yada tek başına yapılır ise olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir. Tam da bu yüzden doğru pilates stüdyosu ile çalışmanız gerekir. CoreLab Pilates Stüdyosu olarak omurga rahatsızlıkları konusunda istanbul da bululnan en yetkin merkezlerden biriyiz. Hakkımızda sayfamızda sahip olduğumuz eğitim ve sertifikaları inceleyebilirsiniz.

Skolyoz ve Pilates Tedavisi

pilates-ile-skolyoz-tedavisi-faydalari
Skolyoz Tedavisi ve Pilatesin Faydaları

Omur eğrisinin içbükey kısmının kaslarını germek ve kavisli kısmın kaslarını güçlendirmek gerekir Bu şekilde, tek bir hareket seviyesinde çalışıyoruz ve asla idiopatik skolyoz gibi üç boyutlu deformasyonu hafife almayız bilinçli ve maksimum kontrol ile çalışırız.

Ayrıca, skolitik duruş, göğüs gelişimi, omurga eğriliği, omuzlarda ve pelviste asimetrilerde herhangi bir değişiklik yapmaya çalışmadan, yavaşça onları güçlendirmeye çalışırız.

Hangi Egzersiz Türleri Çok Zararlıdır?

Skolyoz hastalığı tedavisinde önemli bir fayda sağlamayan Mezieres, Orthosomal, Klapp ve Bowtech yöntemlerinden uzak durmalısınız. Bunlar pasif hareketlerdir; germe, vücut geliştirme ve genel olarak uygun duruş için sağlıklı kişilerce uygulanır. Ayrıca, yukarıda belirtildiği gibi, Omurga sağlığı yada fizyoterapi almamış kişiler skolyozun değerlendirilmesi konusunda temel bilgiye sahip değildir, bu nedenle uygun egzersiz programını tasarlayamaz ve hastaya günlük aktivitelerde zorlanmamaları için eğitim veremezler.

Hafif skolyoz için manuel veya kayropraktik terapi tercih edilebilir. Ancak bu sadece bir rahatlama aracıdır, tam olarak tedavi sağlamaz.  Bu yöntemler mobilizasyonların skolyoz üzerinde azaltılmasını sağlayamaz.

Küçük ve orta skolyozda kısıtlama yoktur. Özellikle çocuklar sporun genel yararları için spor aktivitelerine katılmaya teşvik edilir, ancak tamamlayıcı bir terapi değildir. Omurga Eğriliği tedavisinde hiçbir yöntem pilates kadar özellikle aletli pilates kadar etkili olamaz.

Daha büyük skolyozda omurga eğriliği açısı geniştir. Bu nedenle omurga dönüşü içeren egzersizler, ağırlık kaldırma, zumba, jimnastik gibi egzersizler. Basketbol, tenis gibi sporlardan uzak durulmalıdır.

Skolyoz Omurga Eğriliği ve Pilates; Skolyoz Hastası Çocuklara Yaklaşım

Eğer skolyoz olan çocuk bir spor ile ilgileniyorsa onun psikolojisini bozmadan pilatese yönlendirmeye çabalamalısınız.  Çünkü durumunun nesnel olarak tedavisi zaten zordur ve üzerine de psikolojik etki koymamalısınız.

Genellikle doktorlar tarafından skolyoz tedavisi olarak önerilen yüzme konusunda, görüşler net değildir. Genel olarak, yüzme vücudu ve omurganın esnekliğini sağlamaya yardımcı olur, ancak hiçbir şekilde eğri üzerinde önemli bir etki yapmaz, skolitik duruşu değiştirmez ve skolyozu üç boyutta tedavi etmez.

Epidemiyolojik çalışmaların yüzücülerde yüksek skolyoz oranları gösterdiğine dikkat edilmelidir, ancak yinede muhtemelen hekimler küçük omurga eğriliklerinde yüzmeyi alternatif olarak önerir. Omurga eğriliği için pilates önerme oranları ise kesinlikle daha fazladır. Yüzmek küçük oranlı  omurga egriligi tedavisinde fayda sağlayabilir ancak yüzme tekniği çok iyi ayarlanmalıdır. Skolyozun türüne bağlı olarak doğru seçilmezse sonuç daha kötüye gidebilir. Bu nedenle yüzmeyi tercih ederseniz ayrıca omurga rahatsızlıkları konusunda uzmanlaşmış bir fizyoterapiste de ihtiyacınız olacaktır.

Son Söz – Uyarılar;

Yani özet olarak, pek çok spor aktivitesi ve fitness ın  skolyoz üzerinde hiçbir pozitif etkisi yoktur,  Yetişkinler omurga eğriliği için pilates ve fizik tedavi seçebilir.Skolyoz derecesi düşük ise doğru teknik ile yüzebilir. Çocuklar  için ise özellikle skolyozun başlangıç evresindeyse sevdiği sporu kısıtlamadan onları pilatese de yönlendirmeyi seçebilirsiniz, Skolyoz açısı büyük ise bu sporların sizi iyileştirmesini beklememelisiniz. Hatta ciddi spor yaralanmaları kötüleşmesine de neden olabilir.

Skolyozun tedavisi, hastalığın özgüllüğüne bağlı olarak, üç boyutlu olmalı ve omurga hastalıklarının tedavisinde eğitim ile sertifikalı terapistler tarafından uygulanmalıdır. Terapist skolyozun durumunu, tanı ve prognozunu doğru bir şekilde değerlendirebilmeli, egzersiz programının tasarlanacağı skolyoz tipini sınıflandırabilmeli, duruma göre uygun egzersizleri seçebilmeli ve düzenli olarak gerçekleştirebilmelidir. Ayrıca pilates uzmanı da tedavinin ve omurgadaki olumlu yada olumsuz değişiklikleri kontrol edebilmelidir.

Omurga eğriliği için pilates dışında herhangi bir egzersiz seçmemelisiniz. Yoga benzerdir ancak duruş aralığı çok fazla olduğundan kas ağrılarına da neden olacaktır. Ayrıca Schroth yöntemini de çocuklar için fizik tedavi amaçlı tercih edebilirsiniz.

Skolyoz omurga eğriliği ve pilates programı seçerken, Mutlaka uzman bir stüdyo ve omurga sağlığı konusunda sertifikalı eğitmenler ile çalışmalısınız.Bu konuda stüdyomuzu güvenle tercih edebilirsiniz.Sorularınız için bizimle çekinmeden iletişime geçebilirsiniz. Bizi Instagram‘da takip etmeyi unutmayın.


boyun-fitigi-pilates.jpg

Boyun fıtığı nedir? ve Boyun fıtığı tedavisi nasıl yapılır ? Günümüzde gerek çalışma pozisyonlarımızdan gerekse günlük yaşantımızdan kaynaklı vücudumuzun esneme yapmadan, hareket etmeden yoğun olarak geçirdiği zararlı bir dönem vardır. Hareketsiz kaldığımız her dakika, saat ve gün vücudumuzun kasları erir, direnci düşer ve kemik, omurga hastalıklarına daha da yatkınlaşır. Bu alanda boyun fıtığı için pilates tedavisi uygulanarak omurga eğrilikleri ve eklemsel rahatsızlıklar atlatılabilmektedir. Vücudunuz için sağlıklı bir güne pilatesle başlayın.

Boyun Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Özellikle bilgisayar ve masa başı işlerde çalışan kişilerde, boyun fıtığından korunmak oldukça zorlaşabiliyor. Bunun için doktorlar ve uzmanlar pilates ile hem korunma hem de ağrıların azalacağını vurgulamaktadır. Kanıtlanmış bir tedavi yöntemi olan pilates, fıtk belirtilerini hissetmeye başladığınızda da hemen başlayabileceğiniz kolay bir egzersiz türüdür. Boyun ağrısı, sırt, kol ve omuzlarınızda sürekli olarak ağrı hissetmeniz, el becerilerinizde azalma, reflekslerin zayıflaması ve kolda incelme gibi durumlar boyun fıtığı belirtileri arasında yer almaktadır. Özellikle aletli pilates çalışmaları omurganızdaki hasarların azalmasını, kaslarınızın gelişmesini ve duruşunuzun düzelmesinde etkili olmaktadır.

Günlük hayatınızda kollarınızda uyuşma, ellerinizin tutma kaybı yaşaması ve şiddetli ağrılarla karşılaştığınızda bunları dikkate almalı, doktor tedavisinden sonra bir uzman eşliğinde pilates çalışmalarına başlamalısınız.

boyun-fitigi-tedavisi
Boyun Fıtığı Tedavisi ve Pilates

Boyun Fıtığı Ameliyatından Sonra Pilates Yapılır Mı?

Boyun fıtığı ameliyatından sonra yanlış bilinenlerden biri de pilatesin zararlı olmasıdır. Ameliyattan önce ya da sonra vücudunuzun hareketsiz kalması, o bölgenin tekrar aynı sorunlarla karşılaşmasına neden olmaktadır. Ameliyat geçirmiş pek çok insan, egzersiz yapmadığı için ameliyat sonrasında tekrar aynı sancılarla karşılaşmıştır. Bu nedenle fıtık ameliyatı sonrası da Mecidiyeköy’de bulunan studyomuzda pilates derslerimize katılabilirsiniz.

Ftık Tedavi sürecinizde omurganızın esnemesi, kaslarınızın artması ve vücudunuzun ideal kilonuza kavuşması için pilates çok faydalı olacaktır.

Pilatesin Boyun Fıtığı Tedavisinde Faydaları Nelerdir?

Boyun fıtığı rahatsızlığı geçirmiş birçok insan, egzersiz programlarına tabi tutularak vücutlarınızın direnç kazanması sağlanmaktadır. Bu çalışmalardan biri fizik tedavi yöntemidir. Fizik tedavi yöntemlerinin de içinde yer aldığı pilates, kemik yoğunluğunu artıran, kaslarınızı güçlendiren ve esneten birçok hareketi bir arada bulundurmaktadır. Vücudunuzun dengeli bir şekilde sürekli esneme ve gerilme hareketleri yapması, omurganızın yaşamsal kaynağını ona vermeniz demektir. Hareketsiz ve kasılmış bir omuga, yorgun, aciz aynı zamanda kambur duracaktır.

  • İlk olarak pilates sırt kaslarınızı güçlendirecektir.
  • Karın ve bel kaslarınızın güçlenmesini sağlayacaktır.
  • Vücudunuzun esnekliğini artırır.
  • Duruşunuzu düzeltir.
  • Vücudumuzun kemik sisteminin merkezi olan omurganın direnç kazanmasını sağlar.
  • Zayıflamanızı ve vücudunuzun sıklaşmasına yardımcı olacaktır.
  • Eklemler, tendonlar ve bağ dokuların üzerindeki stresin azalmasını sağlar.
  • Denge ve güç kayıplarınızın iyileşmesi için idealdir.
  • Kendinizi zinde ve dinç hissetmenize yardımcı olur.

Boyun, kol, kalça ve bel kısımlarının yoğun olarak çalıştırdığı pilates boyun fıtığı tedavisi için ideal bir egzersiz programı olacaktır.

Pilates Çeşitleri Nelerdir?

Birçok sağlıklı açıdan önemli olan bir tedavi yöntemi olan pilates, ilerlemiş boyun fıtığı için evde tek başınıza yapabileceğiniz bir egzersiz değildir. Öğrenilmesi ve bir eğitmen tarafından gözlemlenmesi gerekmektedir. Yanlış yapılan pilates hareketleri vücudunuzun daha da hasar görmesine neden olabilmektedir.

Aletli pilates ve mat pilates gibi çeşitleri olan egzersiz türlerinin klinik pilates çalışmaları çoğunlukla fıtık için kullanılmaktadır. Eklem ve omurga sisteminize göre yapılmakta olan bu egzersizler, zaman içerisinde fıtık semptomlarının azalmasını sağlayacak, kendinizi eskisinden daha sağlıklı hissetmenize yardımcı olacaktır.

Klinik Pilates  Nedir; omurga sağlığıyla birebir bağlantılı olan klinik pilates ile boyun fıtığı tedavisi, bel fıtığı ve skolyoz gibi rahatsızlıklar yapılan egzersiz programlarıyla giderilmektedir. Klasik fizik tedavinin sonrasında destekleyici olarak kullanılan bir yöntemdir.

Pilates Egzersizleri Nasıl Yapılmalıdır?

Eklem ve omurga sağlığı için faydalı olan pilates, doğru uygulamadığında çok daha kötü sonuçlara neden olabilmektedir. Bu nedenle bu tedaviyi her zaman alanında uzmanlaşmış eğitmenler gözetiminde yapmanız faydalı olacaktır. Vücut anatomisini bilen, özellikle fıtık gibi rahatsızlıklarda hastanın ne kadar ilerleyebileceği hakkında ön görülü olan uzman bir eğitmen gerekmektedir. Evde tek başınıza pilates yaparak, eklemlerinizin zedelenmesine dahası fıtığınızın daha da elzem bir duruma gelmesine neden olabilirsiniz.

Pilates ile Fıtık Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Hayat boyu devam edilmesi gereken bir egzersiz olan pilates, vücudunuzun direncinin artmasını ve kendinizi daha zinde hissetmenizi sağlayacaktır. Genel olarak 50- 60 dakikalık seanslar halinde ilerleyecek olan Fıtık için Pilates Tedavisi, haftada 2 ile 3 gün düzenli olarak yapılması gereken egzersizler arasında yer almaktadır. Hayatınızın odak noktasına koymanız gereken bu egzersiz programı, bıraktığınız zaman tekrar kaslarınızın erimesine ve aynı problemleri yaşamanıza neden olabilmektedir. Bunun için hayat boyu pilates, hayatınızın ağrısız ve sancısız geçmesine yardımcı olacaktır.

boyun-fitigi-egzersizleri
Evde Boyun Fıtığı Egzersizleri

Evde Boyun Fıtığı için Pilates Nasıl Yapılır?

Öncelikle boyun fıtığı tedavisi için pilatesin evde yapılması son derece tehlikelidir. Bilinçli yapılmadığında büyük kazaların olmasına neden olabilecek hareketlerin yer aldığı pilates, mutlaka bir eğitmenden alınmalıdır. Pilates dersleri aldıktan sonra evde temel egzersizlerinize devam edebilir, bu süreç için sürekli eğitmenlerle devam etmek zorunda kalmazsınız. Evde pilates egzersizleri ni denemeden önce Klinik Pilates konusunda uzmanlaşmış Mecidiyeköy’de yer alan stüdyomuz ile görüşmenizi tavsiye ederiz. Bizi Instagramda takip etmeyi unutmayın.

Pilates Derslerine Nasıl Katılabilirim?

Boyun Fıtığı için Pilates yaparak iyileşme sürecinizi destekleyebilirsiniz. Pilates derslerine katılmanız için bizleri aramanız ve stüdyomuza kayıt olmanız yeterli olacaktır. Bu düzenli olarak egzersiz yapmaya başlamanızı aynı zamanda hayatınızın düzene girmesini, ağrılarınızın kaybolmasını sağlayacaktır. Pilates programlarımız hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçerek, eğitmenlerimizle tanışabilir, Sağlığınıza ve kendinize güzel bir hediye verebilirsiniz. Fizyoterapist ve konusunda eğitimli ve sertifika sahibi eğitmenlerimizle pilates seanslarımız hakkında daha fazla bilgi almak için Klinik Pilates sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.  Boyun Fıtığı Tedavisi için pilatesin gücüne inanın.

 


ketojenik-diyet-nedir.jpg

Günümüzde gerek kilo vermek gerekse sağlıklı ve fit bir bedene kavuşmak için oldukça çok sayıda diyet programları ile karşılaşmaktayız. Modern dönemin en büyük sorunlarından birisi olan sağlıksız beslenme nedeniyle obezite ve diyabet hastalıklarındaki artışın yanı sıra estetik olarak da aşırı kilolardan kurtulma isteği dünyada daha çok kişiyi sağlıklı beslenme alışkanlıklarına yöneltmektedir. Ve aslında diyetlerin hayatımıza girmesi daha çok kilo vermek isteyen kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa da bu diyetler gerçekte normal kilolu kişilerin de sağlıklı bir yaşam için uygulaması gereken bir beslenme alışkanlığıdır. Ketojenik diyet de bu anlamda değerlendirilmesi gereken beslenme programlarından birisidir.

Ketajonik diyet, bilinen diğer diyetlerden daha çok “düşük karbonhidratlı beslenme” diyetlerine benzetilebilir. Kısaca daha çok düşük karbonhidrat içeren ancak öğünlerde daha çok yağ barındıran bir diyet olarak düşünülebilir. Ketajonik diyette asıl amaç karbonhidrat alımını büyük oranda azaltmak ve karbonhidratın yerini yağ ile değiştirmektir. Karbonhidrat miktarındaki azalma vücudu ketoz adı metabolik hale dönüştürür. Bu dönüşümün sonucunda ise vücut daha çok enerji için yağ yakma konusunda oldukça istekli hale dönüşür. Ve aynı zamanda vücut yağı beyne enerji sağlayan ketonlar haline gelmeye başlar.

Corelab Pilates Studio olarak Profesyonel Diyetisyenimiz ile Diyet ve Beslenme Danışmanlığı hizmeti vermekteyiz. Detaylı bilgi için Diyet ve Beslenme sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Ketojenik Diyet Nedir ? Ketojenik Beslenme Nasıl Yapılır ?

Ketojenik beslenme ve diyet günümüzde zayıflamak ve fazla kilolarından kurtulmak isteyen birçok kişinin gündeminde yer alan bir beslenme çeşididir. Beslenme koşullarını ve alışkanlıklarını baştan aşağı değiştiren ketojenik diyetin ilk ortaya çıkışı epilepsi nöbetlerinin azaltılması içindir. Daha sonraki dönemlerde ise daha çok kilo vermek ya da bir takım hastalıkları bulunan kişilerin bu hastalıkları kontrol altına almak için uyguladıkları bir beslenme türüdür.

Ketojenik beslenmenin temelinde karbonhidrat alımı miktar ve alım zamanı ile belirlenmiştir. Ayrıca diyette porsiyonlar ve pişirilme süreleri de önem arz etmektedir.

Ketojenik Beslenme Nedir ?

ketojenik beslenme nedir
Ketojenik Beslenme Nedir ?

 

Kilo vermek ya da daha sağlıklı beslenmek isteyen birçok kişinin sorduğu sorulardan birisi de; “ketojenik beslenme nedir ve nasıl yapılır?” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Öncelikle bilinmesi gerekir ki, ketojenik diyetin çeşitli tipleri bulunmaktadır. Bu kotojenik diyet tipleri şöyledir:

  • Standart Ketojenik Diyet: En fazla bilinen ve en çok tercih edilen ketojenik diyet tipidir. Bu diyette karbonhidrat alımı 25-50 gramı geçmemelidir.
  • Zamanlı Ketojenik Diyet: Bu diyet türünde karbonhidrat alınabilir ancak bu alımın zamanları önemlidir. Yapılan egzersizlerden 30 – 60 dakika önce karbonhidrat tüketilmelidir. Egzersizleri takip eden öğün ise özellikle yüksek protein ve düşük yağdan oluşmalı. Her ne kadar ketojenik diyete ters bir uygulama olarak düşünülse de egzersiz sonrasında yüksek yağlı beslenme besinlerin emilimini etkileyecek ve kasların efektif bir şekilde iyileşmesine yardımcı olacaktır. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şu ki, bu diyet programı yalnızca yüksek aktivite içerisinde olanlar ve egzersiz yapanlar için geçerlidir.
  • Dönüşümlü Ketojenik Diyet: Bu diyet de atletler ve amatör sporcular için tavsiye edilmektedir. Bu programda ketojenik diyet planı ile beraber yüksek karbonhidrat barındıran diyet dönüşümlü olarak uygulanır. Karbonhidrat yükleme olarak da bilinen dönüşümlü ketojenik diyette karbonhidrat yükleme 24 – 48 saat kadar sürmektedir. Yüklemeye ara verilen periyotta ise yalnızca 50 gram karbonhidrat tüketimine izin verilir. Bu diyetin en büyük sonuçlarından birisi yağ miktarının azalması ve kas kütlesinin artmasıdır.
  • Sınırlandırılmış Ketojenik Diyet: Sınırlandırılmış ketojenik diyet daha çok tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Günlük 25 – 50 gram arası karbonhidrat sınırlaması ile yapılan bu diyette vücudun glikojen depoları boşaltılarak keton üretimi tetiklenmektedir. Diyetin ana unsurlarından birisi ise kalori kısıtlamasıdır. Bu yolla kanser hücreleri için olumsuz şartlar oluşturularak kanser hücrelerinin ölmeleri sağlanmaktadır. Sınırlandırılmış ketojenik diyette ilk 3 – 5 gün yalnızca su tüketilen bir dönem olur ve ardından düşük kalorili ketojenik diyete başlanır.       

Ketojenik Diyet Nasıl Yapılır?

ketojenik beslenme nasil yapilir
Ketojenik Beslenme ve Diyet Nasıl Yapılır ?

“Ketojenik diyet nasıl yapılır” sorusuna gelince. Ketojenik diyete başlanırken karbonhidrat alımı kesilir ancak yağ tüketiminde herhangi bir sınırlama getirilmez. Hatta yağ tüketiminin artırılması sağlanır. Vücuttaki enerjinin artırılabilmesi için zeytinyağı, fındık yağı, kanola yağı ve bitkisel yağlar sıklıkla tüketilmelidir. Bunun yanı sıra aşağıdaki uygulamalar yapılabilir:

  • Sebzeler buharda pişirilerek tüketilmelidir.
  • Kızartma beslenme alışkanlığı içerisinden tamamen çıkartılmalıdır
  • Protein tüketimi ise oldukça dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Protein için daha çok ton balığı gibi orta dozda protein besinleri tercih edilmelidir.
  • Ketojenik diyete başlamadan önce mutlaka uzman bir doktor tavsiyesi alınmalıdır. Özellikle diyabet ya da yüksek tansiyon şikayeti olan kişiler mutlaka doktor tavsiyesi ve gözetimi altında bu diyeti uygulamalıdır.
  • Ketojenik diyet protein alımını yasaklamaz. Ancak yüksek miktarlarda protein alımı vücudun yorulmasına neden olacağı için porsiyonların aşırıya kaçmadan ayarlanması gerekmektedir.
  • Günlük su tüketimine dikkat edilmelidir. Her diyette olduğu gibi bu diyette de vücudun daha fazla suya ihtiyacı olacaktır. Bunun nedeni ise yüksek protein ve yağ tüketimidir.

Ketojenik Nedir?

Ketojenik nedir? sorusunun cevabı 1920’lerin başında cevaplanan sorulardan birisidir. 1920’lerin başlarında daha çok epilepsi nöbetlerini azaltmak için uygulanan bu diyet ardından 1990’lara gelindiğinde yeniden popülerleşmiştir. Ancak bu kez hem bir takım hastalıkların tedavi süreçlerine yardımcı olarak hem de fazla kilolardan kurtulmayı sağlamak amacıyla kullanılmıştır.

Ketojenik kelimesi ise anlam olarak ketozis kelimesinden gelmektedir. Yani düşük karbonhidrat durumunda vücudun daha çok enerji elde edebilmek için yağ yakması anlamında gelir.

Ketojenik diyet fazla kilolardan kurtulmanın yanında;

  • Endokrin sistemini düzenler
  • Kan glikoz düzeylerini stabilize eder
  • İnsülin duyarlılığını tedavi eder
  • Kanser ve epilepsi gibi hastalıkların iyileştirilme sürecinde destekleyici bir rol oynar.

Beslenmenin Özellikleri

Makarna, ekmek ve pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı yiyecekler yerine balık, zeytinyağı, tereyağı ya da bitkisel yağlar gibi protein ve yağ açısından zengin beslenme türüne ketojenik beslenme adı verilir. Temel amaç vücudun karbonhidrat bulamayarak yağ yakma yolu ile enerji sağlamasıdır.

Ketojenik Diyet Listesi

ketojenik diyet listesi haftalik
Ketojenik Diyet Listesi

Doktorunuza başvurarak ketojenik diyetin size uygun olup olmadığına karar verdikten sonra sizin için hazırlanacak ketojenik diyet uygulaması hemen hemen aşağıdaki haftalık örnek şeklinde olacaktır.

  • Pazartesi
    • Kahvaltı: Pastırma, yumurta, domates
    • Öğle: Zeytinyağı, peynirli tavuk salatası
    • Akşam: Tereyağı ile pişirilmiş somon balığı
  • Salı
    • Kahvaltı: yumurta, salatalık, peynirli omlet
    • Öğle: Süt, fıstık ezmesi, milkshake
    • Akşam: köfte, sebze
  • Çarşamba
    • Kahvaltı: Milkshake
    • Öğlen: Zeytinyağı, karides salatası
    • Akşam: Peynir, brokoli, pastırma
  • Perşembe:
    • Kahvaltı: Avokado, biber, omlet
    • Öğlen: Bir avuç kadar fındık ve kereviz
    • Akşam: Sebze ve tavuk
  • Cuma
    • Kahvaltı: Fıstık ezmesi, yoğurt
    • Öğlen: Sebzeli bonfile
    • Akşam: Pastırma, yumurta ve burger
  • Cumartesi
    • Kahvaltı: Sebzeli janbon, omlet
    • Öğlen: Fındıklı jambon ve peynir
    • Akşam: Balık, yumurta ve sebze
  • Pazar
    • Kahvaltı: Pastırma, omlet
    • Öğlen: Burger ve peynir
    • Akşam: Biftek ve yumurta salatası

Görüldüğü gibi katejonik diyet et ve sebze bakımından oldukça zengin bir diyettir. Burada sadece dikkat edilmesi gereken unsur su tüketimi ve porsiyonların aşırıya kaçmamasıdır. Bizi Instagram‘da takip etmeyi unutmayın:)


hamilelik-hamile-pilatesi-rehberi.jpg

Hamilelik, her anne adayının farklı geçirdiği bir süreçtir. Bu süreçte sizlere destek olabilmek için hamilelik ve hamile pilatesi rehberini hazırladık.Doğum öncesi ve doğum sonrası süreci içinde anne adayının, en iyi şekilde vücuduna bakması hamilelikte beslenmeye dikkat etmesi, gerekli egzersizleri yapması oldukça önemlidir. hamileler için pilates egzersizleri ve hamilelik pilatesi doğum süreci ve sonrasında anne adaylarına bu konuda yardımcı olmaktadır.

Hamilelik döneminde bazı anne adayları, çeşitli sıkıntılar yaşayabilmektedir. Önemli olan anne adaylarının, sağlıklı şekilde bu süreci atlatmalarıdır. Doktorların tavsiyesi doğrultusunda bu sürecin en etkili şekilde atlatılması ise hamileler için özel hazırlanan pilates programlarıdır. Hamilelik ve hamile pilatesi rehberi ile sizlere yardımcı olmayı amaçladık. Daha fazla bilgi ve derslerimiz için Hamile Pilatesi sayfamızı ziyaret edebilirsiniz

Hamilelik Pilatesinin Hamilelik Dönemi İçin Faydaları Nelerdir ?

Hamilelik dönemi, anne adaylarının dikkat etmediklerinde fazlaca kilo aldıkları bir süreci kapsamaktadır. Rahat doğum yapmak, bebeğin gelişiminin sağlıklı olması için anne adayının da hamilelikte sağlıklı beslenmesi ve buna göre sağlıklı şekilde hamilelikte spor yapması gerekir.

Hamilelikte pilates hareketleri ve egzersizlerinin birçok faydası bulunmaktadır. Hamilelikte en önemli sorunlardan biri bel ve sırt ağrılarıdır. Hamilelik döneminde yapılan Hamilelik pilatesi egzersizleri bu sorunların çözümlenmesinde en etkili yöntemlerden biridir.

  • Hamilelikte pilates yapmak oluşan ödem ve şişliklerin azalmasını sağlar.
  • Yapılan pilates egzersizleri, annenin doğuma gittiğinde doğru nefes almasını ve gevşemeyi doğru şekilde yapmasını sağlar.
  • Hamilelikte pilates ile, anne adayları kontrollü kilo almanın keyfini yaşar.
  • Bebek daha sağlıklı şekilde dünyaya gelir.
  • Anne adaylarının yaşadığı duygusal durumlar, hamile pilatesi sayesinde en aza iner.
  • Kabızlık en az düzeyde oluşur.
  • Diyabet riski en az %27 azalmaya başlar.
  • Doğum daha çabuk gerçekleşir.
  • Prematüre bebek riski azalır.
  • Doğum sonrası nekahet devresi daha çabuk atlatılır.
  • Bağışıklık sistemi güçlenerek hamilelik sürecinin daha sağlıklı atlatılması sağlanır.

Normalde Pilates Yapmayanlar Hamilelik Pilatesine Başlayabilir mi ?

Pilates her yaş ve her sağlık durumunda yapılabilen bir egzersizidir. Hamilelik öncesi pilates yapmayan bir kişi, hamilelik döneminde pilates yapabilir. Ancak bu konuda ilk dikkat edilmesi gereken konu, hiç pilates yapmayıp, hamilelik döneminde pilates yapacak birinin öncelikle doktoruna başvurmasıdır. Biz Corelab pilates studyo olarak mutlaka doktorunuza danışarak uygundur raporu almanızı istiyoruz ve hamilelik pilatesi derslerimizi bu konuda sertifikalı eğitmenler ile bire bir özel program eşliğinde yapıyoruz.

Doktorunuz, anne ve bebeğin sağlığı ve bebeğin gelişiminde herhangi bir sıkıntı görmüyorsa,. Hamileliğin 13.haftası itibari ile gerekli doktor onayınıda alarak hiç pilates yapmamış olsada, hamilelik döneminde pilates yapabilir. Hamile pilatesi egzersizlerinde, pilatese yeni başlayan biri ile belli bir süre plates yapıp bırakmış kişiler için verilecek egzersizler tümüyle farklı olacaktır.

hamilelik pilates spor yapmak
Hamileler Ne Sıklıkla Pilates Yapabilir

Hamileler Hangi Sıklıkta Hamile Pilatesi Yapabilir ?

Hamilelik dönemi, kadın vücudunun her yönden değişime uğraması demektir. Bu dönemi hamilelikte spor ve egzersiz yaparak ve vücut dengesini koruyarak atlatmak gerekir. Eğer bir düşük tehlikesi varsa ya da başka herhangi bir problemde, muhakkak doktora danışılarak pilates yapılmalıdır.

Hamilelik döneminde anne adayları haftada 3 gün Hamilelikte pilates egzersizi yapabilmektedir. Bu üç günlük egzersizlere bir gün ara verilmeli ve pilates programı buna göre düzenlenmelidir.

Anne adaylarının dikkat etmesi gereken konu, pilates egzersizlerinin üç günden fazla olmaması ve üç günden az olmaması gerektiğidir. Hamilelik döneminde yapılacak pilates egzersizleri saat anlamında da 1 saati geçmemelidir. Bu süre içinde dinlenme zamanları da olmalıdır.

Gebelikte Pilates Yapmak  Bebeğin Sağlığını Nasıl Etkiler ?

Gebelik döneminde anne adaylarının yapacağı, hamileler için pilates egzersizlerinin düzenli şekilde, aksatılmadan yapılması gerekir. Aksatılan pilates egzersizleri, anne adaylarına hiçbir etkisi olmayacaktır.

  • Gebelikte pilates yapıldığında, bebek pelvik bölgesine daha rahat kayar ve buraya baskıyı önler. Anne adayı daha rahat bir hamilelik geçirir. Bebek ve anne bu şekilde daha rahat eder.
  • Pilates yaparken salgılanan, endorfin hormonu anneyi ve bebeği olumlu şekilde etkiler. Aynı şekilde salgılanan serotonin, endorfin gibi hormonlar, mutluluk verdiği için, bebek bu olumlu süreçten etkilenir.
  • Pilates süresince, anne adayı doğru nefes alıp vermeyi öğreneceği için bebeğin sağlığı da daha iyi olacaktır.

Hamilelik Boyunca Yaşanan Bel Ağrıları Pilates ile Nasıl Azaltılır ?

Pilates, bel ve sırt ağrılarına etkili olan bir egzersizdir. Hamilelik döneminin ilk aylarında alınan kilolar, vücudun zamanla daha da ağırlaşmasına neden olur. Bunun yanında yaşanan stres, vücudun ağırlaşmasıyla, bel bölgesi ağrılara maruz kalır.

Hamilelik döneminde ortaya çıkan bel ağrıları, genellikle dördüncü aya doğru çıkmaya başlar. Belin çukurlaşmış kavisi, hamilelik zamanında belin, ön tarafa doğru çekilmesiyle bu çukurlaşma fazlalaşır. Bu yüzden bu çukurlaşmış bölgenin desteklenerek, kas gücünün artırılması gerekir.

  • Ayaklar pilates topunun üzerine konarak, eller belin altına boşluğa yerleştirilir. Omuz ve çene hafif şekilde yere doğru tutularak bel aşağıya doğru yavaş hareketlerle bastırılır.
  • Sırtüstü yatılarak ayaklar, pilates topunun üzerine konur. Pelvik bölge, yukarı doğru hafif şekilde kıvrım alır. Omuzlar yere doğru çene aşağıya çekilerek dizler iki yana açılarak çekilme hareketi yapılır. Sonrasında bacaklar öne doğru uzatılıp kapatılma hareketi gerçekleştirilir.
  • Yere sırtüstü uzanmış bir şekilde ayaklar yukarı kaldırılarak, dizler arka tarafından tutulur. Kuyruk sokumuna yakın olan yerin esnekliği sağlanır. Karnın büyüklüğüne göre, bacaklar açılarak dizler göğse bastırılır. Bu arada bel yükseltilmeli ve bacaklar yavaş şekilde bırakılarak, bel bölgesi rahatlatılmalıdır.
hamilelikte agrilar nasıl geçer
Hamilelikte Bel ve Ayak Ağrıları Nasıl Geçer?

Hamilelikte Yaşanan Ayak Ağrıları Pilates ile Nasıl Azaltılır ?

Anne adayları, hamilelik döneminde bel ve sırt ağrılarının yanında, yükleri ağırlaştıkça ayaklarında da ağrılara maruz kalacaklardır. Bu ağrılar, hamileler için pilates egzersizleriyle azaltılabilir.

Hamilelik döneminde oluşan ayak ağrılarının sebebi, bebeğin ağırlığı arttıkça ayak tabanının ortaya doğru çökmesinden dolayıdır. Bu durum ise diz, bacak önleri, bel ve sırtta ağrılara sebep olur.

  • İlk hareket pilates topunun üzerine oturarak, ayak altına yumuşak bir örtü serilmesidir.
  • Parmaklar sayesinde örtü ayak altında toparlanır.
  • Ayak parmakları ile katlanan örtü iyice tutulur ve sonra örtü düzeltilerek yeniden toparlama hareketi yapılır.
  • Ayaklardaki ağrıyı hafifletecek bir başka hareket ise pilates topunun ayakların arasına sıkıştırılarak egzersiz yapmaktır.
  • Ayaklara yerleştirilecek pilates topu ile ileri ve geri yapılan hareketler, ayakları rahatlatır.

Hamilelikte  Pilates Yaparken Ne Tür Sorunlar Yaşanabilir?

Hamilelik döneminde yaşanan bazı sıkıntılar, pilates egzersizleri yaparken de anne adaylarına bazı sorunlar çıkarabilir. Hamilelik sırasında yaşanan ani kramplar buna bir örnektir. Bu kramplar sadece pilatese bağlanmamalıdır. Anne adayının kalsiyum, magnezyum ya da potasyum gibi vitaminleri almaması bu kramplara neden olabilir.

Hamileliğin ilk üç ayında, sık olmasa da düşük tehlikesi yaşanabilir. Bu yüzden pilatese başlamadan önce muhakkak doktora danışarak, bu süreçte ne tür egzersizler yapılması gerektiği öğrenilmelidir.

Ani kasılmalar, hamilelik döneminde yaşanabilecek sorunlardandır. Bu durum anne adayında panik durumu yaratabilir. Böyle durumlarda sakin olmak önemlidir. Bunun yanında anne adayında aniden oluşan baş dönmeleri, ateşin çıkması gibi durumlar ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda yapılan egzersiz hemen bitirilmeli ve gerekli tedbirler alınmalıdır.

Hamilelik Boyunca Kaçınmamız Gereken Pilates Hareketleri Nelerdir?

Hamilelik dönemi boyunca yapılan pilatesin amacı, anne adayını rahatlatmak, doğum öncesinde ve doğum sırasında anne adayının doğru nefes alarak normal doğumun kolaylaşmasını sağlamaktır. Bunun yanında doğru beslenme ve kontrollü kilo alımı ve oluşabilecek sorunlara karşı dirençli olmayı öğrenmektir.

  • Yüzükoyun yapılan pilates hareketleri
  • Çok fazla kuvvet gerektirecek hareketler
  • Ters duruşlar ve karnı ciddi şekilde gerecek hareketler

Bu yüzden anne adaylarının, pilates yapmak istediklerinde bilinçli olmaları ve bu konuda uzmanlaşmış eğitmenlerden pilates dersi almaları gerekir.

Hamilelik Pilatesi ne Gebeler Hangi Durumlarda Ara Vermelidir?

Hamilelikte yapılan pilates, vücuda denge getirirken, sağlıklı şekilde doğum yapabilmek ve bu sağlıklı şekli, doğumdan sonra da koruyabilmektir. Ancak bazı durumlarda hamile kadınların pilatese ara vermeleri gerekir.

Pilates yaparken ani kasılmalar anne adayının endişelenmesine, panik yapmasına yol açabilir. Böyle bir durumda anne adayı, pilatese ara vererek kendini sakinleştirmeli ve kasılmaların şiddetinin azalmasını sağlamaya çalışmalıdır.

Hamilelik sırasında oluşabilecek ateş çıkması, baş dönmesi gibi durumlarda, anne adayı pilatesi bırakarak sakinleşmeye çalışmalıdır. Özellikle baş dönmesi gibi durumlar hala devam ediyorsa, ayaklar yükseğe konarak, kan akışını normalleştirmeye çalışmalıdır.

Anne adayında pilates sırasında omurganın kilitlenmesi gibi bir durum yaşanıyorsa, anne adayı sakinleştirilerek, doğru nefes alması sağlanarak rahatlatılmaya çalışılmalıdır.

hamilelik ve pilates yapmak
Hamilelik ve hamile pilatesi rehberi

Gebeliğin Son Aylarında Ne Tür Pilates Hareketleri Yapılmalıdır?

Hamileliğin son ayları, anne adayları için önemlidir. Bu dönemde yapılan pilates hareketleri, leğen kemiğinin açılması için yapılan hareketlerdir. Bu hareketler, anne adayının doğuma hazırlanması için yapılır.

  • İlk hareket pilates topuna eğilerek tutmak, dizleri iyice dışarı açarak çömelmektir. Bu harekette omuzlar geridedir. Çene aşağıya inik şekilde tutulmalıdır. Kalkma hareketinde ise ileri doğru yuvarlayarak karın iyice içine çekilmelidir. Beden destek alınarak yukarı doğru yavaşça kalkılmalıdır.
  • Anne adayı yerde oturur vaziyette, pilates topunu önüne almış şekilde bacaklar açıktır. Elleri topun üzerinde sabitleyerek kaydırmadan sağ ve sola yuvarlanma hareketi yapılabilir.
  • Anne adayı, parmak uçlarında yükselerek topukları birleştirir ve dizler dışarıya doğru açılarak yarım çömelme hareketi ile topukları birleştirerek aşağı yukarı inip kalkma hareketi yapabilir.

Hamileliğin son aylarında, anne adayı daha da ağırlaşacağı için hareketler muhakkak oturarak ve zorlayıcı olmayan hareketlerden seçilmelidir.

Doğumu Kolaylaştırmak İçin Uygulanacak Hamilelik Pilatesi Teknikleri Var mı?

Her anne adayı, doğumunu kolay şekilde yapmak ister. Bu yüzden hamilelik döneminde doğumu kolaylaştırıcı bazı pilates teknikleri bulunmaktadır.

  • Oturur vaziyette ayaklar kendinize çekilmeli ve kollar yana uzatılmalıdır. Bu şekilde nefes alırken yana dönülüp nefes verilmeli ve pilates matı üzerinde ayağa doğru uzanılmalıdır. Aynı hareket diğer taraf için de yapılmalıdır.
  • Bacaklar kapalı ve kollar açık vaziyette üç kere nefes alınarak dönülmeli ve aşama aşama diğer tarafa da dönülerek hareket tamamlanmalıdır. Dört ayak üstünde nefes verirken bel aşağıya bastırılmalı ve sırt kamburlaştırılmalıdır. Bu hareket yapılırken ayak parmak uçları bastırılmalıdır.
  • Son bir hareket ise nefes alırken vücudun kaldırılması ve verirken indirilmesidir. Yan şekilde yatılarak altta kalan bacak bükülür. Nefes alırken ayak ileri kaldırılır ve verirken indirilir. Kaldırma işlemi yapılırken içten dışarı ve dışarıdan içeriye doğru 8-10 kere bu işlem tekrarlanmalıdır.

Hamilelik Pilatesi ve Doğum Sonrası Vücudu Şekillendirmek İçin Pilatesten Nasıl Yararlanılır?

Hamilelik pilatesi, doğum sonrasında da anne adaylarının vücudu şekillendirmek için yapabilecekleri hareket seçeneklerine sahiptir. Normal doğum yapan anne adayları, bir ayın sonunda, sezaryenle doğum yapan anne adayları, doktorun izin verdiği zaman pilatese devam edebilir Anne adayları doğum yaptıktan sonra ağır pilates hareketleri yapmamalıdır. Karın, kalça ve bacak egzersizleri hafif tutulmalıdır.

  • Karın egzersizinde sırtüstü yatılarak bacaklar bükülür. Eller başın altına konur. Nefes verilirken, vücut kaldırılır ve nefes alınırken bel altında boşluk bırakmaya dikkat edilir.
  • Bacak egzersizi için, bacaklar açık vaziyette, sağa, ortaya ve sol tarafa dönerek kalkma hareketi yapılır. Yüzüstü yatılarak, bacaklar açılır ve nefes verirken vücut kaldırılır.
  • Kalça hareketi için ise sırtüstü yatılarak, bacaklar bükülü vaziyette, kalça yukarı doğru kaldırılır.
  • Doğum sonrasında yapılacak hareketler 8-10 tekrarlı setler halinde yapılmalıdır. Bizi Instagram‘da takip etmeyi unutmayın 🙂

sirkadiyen-beslenme-diyet.jpg

Son zamanlarda sirkadiyen beslenme ya da sirkadiyen diyet sıklıkla duyduğumuz popüler diyet türlerinden birisi olarak karşımıza çıkmakta. Diğer diyet türlerinden en büyük farkı ise bu beslenme tarzında herhangi bir yiyecek yasaklamasının ve kısıtlamasının olmaması.

Sirkadiyen beslenmede dikkat edilen unsur yenilen gıdalar ya da içerikleri değil onların tüketildiği zamandır. Çünkü bu beslenme tarzının ana felsefesine göre öğün saatlerinin düzenli ya da düzensiz oluşuna göre vücut ritmi düzenli bir halde oluyor ya da tamamen bozuluyor.

Aslında doğanın ritmine uygun bir seyri ifade eden sirkadyen ritim bir anlamda müzik ritmine benzetilebilir. Bir orkestrada ritimsiz bir şekilde çalan müzik aletlerinin kötü bir ses çıkarması gibi vücudun ritminin de bozulduğunda hasta bir beden ortaya çıkartacağını ifade etmektedir.

Corelab Pilates Studio olarak Profesyonel Diyetisyenimiz ile Diyet ve Beslenme Danışmanlığı hizmeti vermekteyiz. Daha detaylı bilgi için Diyet ve Beslenme sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Bizi Instagram‘da takip etmeyi unutmayın 🙂

Sirkadiyen Nedir?

Sirkadiyen nedir sorusunu kelime anlamı ile incelemek gerekirse, sirkadiyen kelimesinin anlamı circa ve dies kelimelerinden gelmektedir. Circa yaklaşık dies de gün anlamına gelir. Sirkadiyen ise vücudumuzun bir gün içerisinde gerçekleştirdiği fiziki, hormonal ve manevi sürecinin bir bütünü olarak tanımlanmaktadır.

Dünyanın kendi ekseni etrafındaki 24 saatlik dönüşünün dünyadaki canlılar üzerinde meydana getirdiği fizyolojik, biyolojik ve davranışsal ritimlerin gün içinde tekrarlamasına da sirkadyen ritim adı verilir. Ve bu ritim bedenin metabolik sistemini doğrudan etkilediği için oldukça önemlidir. Ayrıca sağlıklı bir yaşam, kilo verme ve fit bir beden yapısı için de bir o kadar önemli bir unsurdur.

Sirkadiyen Beslenme Nedir?

sirkadiyen beslenme nasıl yapılır

Sirkadiyen beslenme aslında tam anlamıyla vücudun biyolojik saatine ve biyolojik ritmine göre beslenmesidir. Bu beslenme tarzında hiçbir yiyeceğin tüketilmesine ilişkin bir yasaklama ya da sınırlama yoktur. Yalnızca beslenmenin ve tüketilen yiyeceklerin zamanı çok önemlidir. Biyolojik saatin dışında herhangi bir besin tüketimi sirkadyen ritmi bozacağından dolayı beden için oldukça tehlikelidir.

Kısaca bu beslenme türü; zaman sınırlamalı bir beslenme şeklidir ve biyolojik ritm ekseninde güneşle birlikte gerçekleştirilen beslenme şeklidir. Hemen hemn birçok diyet ve beslenme şeklinde tüketilen yiyeceklerin niteliği ve miktarı dikkate alınırken beslenmenin saati gözden kaçmaktadır. Oysaki beslenmenin saati de yediklerimiz kadar önemlidir ve sirkadiyen beslenme tam da buna dikkat çekmektedir.

Sirkadiyen Beslenme Nasıl Yapılır?

Sirkadiyen beslenme temel olarak güneşin doğuşu ile birlikte yapılan sıkı bir kahvaltı ile başlar. Ve güneş batana kadar geçen zaman dilimi öğünlere ayrılır. Güneş battıktan sonra ise hiçbir şey yenmemelidir.

Çünkü sirkadyen beslenmede günün saatlerine uygun olarak beslenilir ve aynı zamanda bir uyku düzeni de oluşturulur.

Sirkadiyen Ritim Nedir?

Sirkadiyen ritmin diğer adı günlük hayatta daha çok kullanmış olduğumuz bir kavram olan biyolojik saattir. Ve tanımlamak gerekirse, aydınlık, karanlık ya da ısı değişiklikleri gibi çevresel faktörler karşısında vücudun gösterdiği uyumdur. Sirkadyen ritmin bağlı olduğu unsurlar:

  • Psikolojik durum
  • Uyku
  • Fiziksel aktivite düzeni ve
  • Vücut homeostazıdır.

Memelilerdeki tüm davranışsal ve fizyolojik farklılıkları belirleyen Sirkadiyan ritimin  24 saat boyunca düzenlediği fonksiyonlar ise:

  • Uyku ve uyanıklık döngüsü
  • Açlık ve tokluk durumu
  • Isı düzenlenmesi
  • Genlerin fonksiyonel protein üretimi
  • Endokrin
  • Solunum
  • Kardiyovasküler
  • Metabolizma sistemleri gibi daha birçok fizyolojik işlemi düzenlemektedir. Dolayısıyla sirkadiyen ritmin bozulması demek vücutta pek çok dengenin de bozulması anlamına gelmektedir.

Örnek vermek gerekirse melatonin hormonu adı verilen uyku hormonu sirkadiyan (biyolojik) ritimden en çok etkilenen hormondur. Ve bu hormonun en aktif olduğu zamanlar gece 02.00 ve 03.00 saatleri arasıdır. Eğer bu saatlerde uykuda değilseniz ritminiz bozulmuş olacaktır ve kilo problemleri yaşamanız oldukça doğaldır. Ani sıcaklık değişiklikleri, jet – lag ya da düzensiz çalışma saatleri gibi nedenler de sirkadyen ritmin diğer bozulma nedenleridir. Ve tüm bunlar kilo almak başta olmak üzere birçok bedensel rahatsızlığın ortaya çıkma nedenleridir.

Uyku düzeni, sıcaklık değişimleri, çalışma düzeni gibi faktörlerin yanında beslenme düzeni de sirkadyen ritmi etkileyen önemli faktörlerin arasında yer alır. Fareler üzerinde yapılan bir deney sonucunda görülmüştür ki, saat düzeni olmayan ve karaciğer sirkadiyen ritmi bozulmuş olan farelerde metabolizma bozukluklarının yanında obezite, tip 2 diyabet ve hipertansiyon görülmüştür.

Sirkadiyen Saat Nedir?

sirkadiyen saat

Bitkilerin, hayvanların, mantarların ve insanların 24 saatlik bir zaman dilimi içerisindeki biyokimyasal ve psikolojik davranışlarının bütününe sirkadiyen saat adı verilmektedir. Kavram olarak Franz Halberg tarafından türetilen sirkadiyen saat kavramı Latince circa sözcüğünden türetilmiştir.

Biyolojik saat olarak da bilinen sirkadiyen saat ile oluşan bu ritim vücudun metabolizmasını yaklaşık olarak 24 saatlik bir döngü şeklinde düzenlemektedir. Dolayısıyla sirkadyen ritim bozulursa metabolizmada da bozukluklar ortaya çıkar ve tüm gün verimsiz ve yorgun geçer.

Sirkadiyen ritim, beyin hücreleri ile birlikte 24 saat boyunca birbiri ile uyumlu olarak hareket eder ve vücudun düzenli bir ritimle çalışmasını sağlar. Yaklaşık 24 saat olan sirkadyen saat kişiden kişiye farklılık gösterir. Ayrıca bu ritim her ne kadar vücut tarafından üretilse de dış uyaranlar tarafından etkilenir.

Sirkadiyen Beslenme ve Diyet Nasıl Olmalı?

Sirkadiyen diyet yapmak isteyenler için en önemli şey beslenme saatlerinin düzenlenmesidir. Beslenme saatlerinin düzenlenerek her öğün aynı saatte yemek yemeye özen gösterilmelidir. Ayrıca bedenin farklı saatlerde farklı hormon ve enzimleri aktif hale getirdiği de unutulmamalıdır. Örneğin sabah saatlerinde metabolizma oldukça hızlı çalışmaktadır. Çünkü bu saatlerde beden uyanarak adrenalin ve tiroid hormonu salgılar. Bundan dolayı sirkadyen diyet uygulamalarında bu saatlerde vücut bunları enerjiye çevireceği için enerji değeri yüksek olan tahıl ve yağ grubu tüketilmesi önerilir.

Öğle saatlerinde ise bedenin enerji ihtiyacını karşılayabilecek ve daha uzun süreler tok tutacak olan proteinli besinler tercih edilir.

Akşam saatlerine gelindiğinde sebze gibi enerji değeri düşük olan besinler tüketilmelidir. Çünkü bu besinler yağ şeklinde depolama yapmaktadır.

Gece saatlerinde ise metabolizma yavaşlar. Uyku ile birlikte salgılanan melatonin sayesinde vücut dinlenerek kendisiniz yeniler ve onarır.

Sirkadiyen Diyet Örneği

Bedenin biyolojik saatine uygun olarak yapılan beslenme şeklinin sirkadiyen diyet olduğundan daha önce bahsetmiştik. Peki sirkadiyen diyeti yapmak için öğünler nasıl belirlenmelidir?

  • Sabah: Sabah saatlerinde sirkadyen ritim organizmayı uyandırır. Bu saatlerde adrenalin ve tiroid hormonu salgılayan metabolizma oldukça hızlı çalışır. Dolayısıyla bu saatlerde kalorisi yüksek olan yiyecekler tüketilmeli ve beden bunları enerjiye dönüştürmelidir.
  • Öğle: Öğle saatlerine yani metabolizmanın yavaşladığı saatlere gelindiğinde sabahki kadar yüksek kalorili olmayan ancak enerji verecek yiyecekler tercih edilmelidir.
  • Akşam: Akşam saatlerinde ise artık vücut yağ depolamaya başlayacağı için daha çok sebze ve salata gibi yiyecekler tüketilmelidir. Çünkü sirkadyen ritim artık kendisini yenileyebilmek için yavaş yavaş kapatmaya başlar. Bundan dolayı da metabolizma iyice yavaşlama sürecine girer. Gece boyu kendisini dinlendirerek yenileyen metabolizmayı yormamak ve korumak için geceleri yemek yememek gerekir.

Görüldüğü gibi sirkadiyen beslenmede asla herhangi bir yiyeceğin miktarına ya da içeriğine ilişkin bir yasaklama yoktur. Sadece sirkadiyen ritmin döngüsünü sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmesi için 24 saatlik dilimde ritme uygun bir şekilde beslenmek yeterlidir.


isvec-diyeti-nasil-yapilir.jpg

Isveç Diyeti Nedir?

Isveç diyeti nedir? 2 hafta süren bir diyet olan Isveç diyeti yaparak bu iki haftada  7-20 kilo vermek mümkündür. Çoğu insana imkansız gelse de sıkı biçimde diyete uyulduğunda bu sonuçların alındığı görülmektedir. Isveç Diyeti çok bilinen ve uygulanan diyetler arasındadır. 2000’li yılların başında Türkiye’de oldukça popüler bir hale gelmiştir. Diyetin gerçekten Isveçliler ile ilgisi olup olmadığını merak edenler olabilir 🙂 Diyetin Isveçliler ile bir ilgisi bulunmadığını da burada belirtelim 🙂

Özellikle bahar ve yaz aylarında hızlı kilo vermek amacı ile diyet listelerine olan ilgi de artmakta ve insanlar kısa sürede kilo vermeyi hedeflemektedir. Her ne kadar zamana yayarak,  kontrollü ve egzersiz yaparak kilo vermek daha sağlıklı olsa da hızlı kilo vermeyi amaçlayanlar için her zaman ismi geçen şok diyetler arasındadır.

Isveç Diyeti Nasıl Yapılır?

Isveç diyetinin temel olarak ne olduğu ve neyi vadettiği konusunda bir giriş yaptık. Isveç diyetinin nasıl uygulanacağı amaçlarınıza ulaşmanız açısından önem taşımaktadır.Zamanında çok popüler olan ve hala kısa sürede hızlı kilo vermek isteyenlerin ilgi odağındaki  isveç diyeti nasıl yapılır?  Isveç diyetinde uyulması gereken kuralları sizin için özetledik.:

  • 13 gün sürmektedir
  • Çok az miktarda şeker tüketilebilir
  • Tuz tüketimi kesinlikle yoktur
  • Çay, kahve ve diğer içecekler sınırlıdır
  • Gün içinde 2 litre su içilmelidir
  • İki isveç diyeti arasında 3 ay olmalıdır
  • Diyeti 13 günden fazla sürdürmemek önemlidir
  • Diyeti bırakacaksanız en az 6 gün sürdürmelisiniz
  • Akşam ve öğlen yemekleri ( Aynı gün içinde) yer değiştirebilir

İsveç diyeti ile ilgili uyulması gereken temel kurallar bunlardır. Isveç diyetini uygularken belirtilen  bu kurallara uymak ve sağlık açısından diyeti uzun bir süre yapmamak önemlidir.

isveç diyeti isvec diyet listesi

Isveç Diyetinin Püf Noktaları

Isveç diyetinin püf noktalarına dikkat ederek istediğiniz diyet hedeflerine daha sağlıklı biçimde ulaşabilirsiniz. Birçok diyet programı uygulamada gerekli kurallara uyulmaması  sebebi ile  istenen sonuçları vermemektedir..

Isveç diyetini uygulayacak olanlar için aşağıdaki püf noktalarından bahsedebiliriz:

  • Isveç diyetinde salataların limonlu ve zeytinyağlı tüketilmesi gerekmektedir (Yeşil olanların)
  • Diyette ölçü belirtilmemişse bunu 1 porsiyon olarak düşünebilirsiniz
  • Meyve, salata ve haşlanmış sebzeler 1 porsiyon tüketilmelidir- Genellikle-
  • 35 yaş üstü sağlık sorunları olan kişiler doktora danışmalıdırlar
  • Vücudun metabolizmasını olumlu yönde değiştirdiği iddia edilmektedir. 2 sene içerisinde tekrar kilo almayı zorlaştırır-Yağ yakma kabiliyetini arttırmaktadır
  • Bir önceki bölümde anlatılanlar da diyetin etkili sonuç vermesi için önem taşırlar

Isveç diyetinin incelikleri olarak da geçen bu maddeler, hızlı kilo vermek isteyenlere kılavuz olmaktadır.

Lütfen bizi Instagram‘da  takip etmeyi unutmayın.

Isveç Diyeti Listesi

Isveç diyeti listesi internet üzerindeki kaynaklarda da yıllar içerisinde değişebilmektedir. Farklı diyet listeleri ile karşılaşmanız mümkündür. Burada size örnek bir liste sunuyoruz:

1.Gün Isveç Diyeti Listesi:

Sabah: Bir fincan kadar tek şekerli kahve

Öğlen: 1 porsiyon az haşlanmış ıspanak, 2 adet tam pişmiş yumurta ve 1 adet orta boyda domates

Akşam: Limonlu-zeytinyağlı yeşil salatanın yanına 200 gram biftek

 

2.Gün:

Sabah: tek şekerli 1 fincan kahve

Öğlen:100 gram kadar yoğurt ve sadece bir ince dilim salam

Akşam: 1 tane meyve, yeşil salata ve 200 gr biftek

 

3.Gün:

Sabah: 1 dilim kızarmış ekmek ve 1 fincan tek şekerli kahve

Öğlen:1 adet meyve,  1 adet orta boy domates ve 1 porsiyon az haşlanmış ıspanak

Akşam: 2 adet tam pişmiş yumurta, ince dilim salam ve yeşil salata

 

4.Gün:

Sabah: 1 dilim kızarmış ekmek ve 1 fincan tek şekerli kahve

Öğlen: Rendelenmiş orta boy bir tane havuç, adet tam pişmiş yumurta ve 25 gram kadar beyaz peynir – yağsız olmalı

Akşam: 100 gram ev yoğurdu ve 1 çay bardağı portakal suyu

 

5.Gün:

Sabah: 1 tane limonlu rendelenmiş havuç

Öğlen: 200 gr kadar limonlu ve az tereyağlı 1 porsiyon kadar az haşlanmış yağsız balık

Akşam: 200 gr biftek, brokoli ve salata

 

6.Gün:

Sabah: Bir fincan kadar tek şekerli kahve

Öğlen:1 tane rendelenmiş havuç ve 2 adet tam pişmiş yumurta

Akşam: 200 gram kadar derisi alınmış haşlama tavuk ve limonlu salata

 

7.Gün:

Sabah: 1 bardak şekersiz çay

Öğlen:200 gr kadar 1 porsiyon ızgara et ve 1 adet meyve

Akşam: Yemek yenilmeyecek

 

8.Gün:

Sabah: 1 fincan tek şekerli kahve

Öğlen: Haşlanmış ıspanak, 2 adet tam pişmiş yumurta ve 1 adet orta boy domates

Akşam: 200 gr kadar biftek, 1 adet meyve ve yeşil salata

 

9.Gün:

Sabah: 1 fincan tek şekerli kahve

Öğlen: 1 dilim salamla 100 gram ev yoğurdu

Akşam: 200 gramlık biftek, yeşillikten oluşan salata ve 1 tane meyve

 

11.Gün:

Sabah: 1 ufak dilim kızartılmış ekmek ve 1 fincan tek şekerli kahve

Öğlen: Orta boy domates, az haşlanmış ıspanak ve 1 meyve

Akşam: 2 tane pişmiş yumurta, yeşil salata ve 1 dilim salam

 

11.Gün:

Sabah: 1 dilim kızarmış ekmek ve tek şekerli 1 fincan kahve

Öğlen: 1 yumurta, 1 rendelenmiş havuç ve 25 gr yağsız beyaz peynir

Akşam: 100 gr yoğurt ve 1 çay bardağı portakal suyu

 

12.Gün:

Sabah: Bol limonlu 1 tane rendelenmiş havuç

Öğlen: 200 gram haşlanmış tereyağı sürülmüş ve limon sıkılmış yağsız balık

Akşam: 200 gramlık biftek eşliğinde haşlanmış brokoli ve salata

 

13.Gün:

Sabah: Bir fincan tek şekerli kahve

Öğlen: Limonlu rendelenmiş 1 adet havuç ve 2 tane tam pişmiş yumurta

Akşam: 200 gram ve derisi alınmış haşlanmış tavuk, salata

isvec diyet listesi
Isveç Diyeti Hangi Bölgelerde Etkilidir

Hangi Bölgeler için Çok Etkilidir?

Diyet yapanlar için özellikle hangi bölgelerden kilo verebilecekleri konusu çok önemlidir. Dengeli kilo vermek birçok kişinin istediği bir durumdur ancak bölgesel yağlanma sorunlarıyla uğraşan insanlar da vardır.

Isveç diyetinin birçok diyetten farkı metabolizmayı çoğu diyetten farklı etkilemesidir. Şok bir diyet olan bu diyet uygulandıktan sonra vücudun yağ yakım kabiliyetinin arttığı iddia edilmektedir. Özellikle de basen ve göbek bölgesi yağlarından şikayetçi olanlar isveç diyetini uygulayabilirler.

Alternatifler Nelerdir?

Isveç diyetini uygularken  bazı alternatif unsurlar söz konusudur. Mesela yüksek kolesterole sahip insanlar diyette yumurta yerine yumurta akı yiyebilirler.

Listede brokoli verilmektedir ancak brokoli bulamayanlar onun yerine karnabahar da tüketebilirler.

Miktar ve ölçü belirtilmemişse öncelikle bunları 1 porsiyon ile sınırlamanız tavsiye edilir ancak bunlar ölçüyü kaçırmadan dilediğiniz kadar yiyebileceğiniz besinlerdir.

Eğer diyet size ağır gelirse 6. Güne kadar uygulamaya çalışın ve sonrasında diyeti bırakabilirsiniz. İsterseniz 3 ay sonra yine 6 gün boyunca bu diyeti yapabilirsiniz.

isvec diyet listesi
Isveç Diyeti Sağlığa Zararlı mı ?

Isveç Diyeti Sağlığa Zararlı mı?

Uzmanlar isveç diyeti ile ilgili olarak farklı görüşlere sahiptirler. Beslenme ve diyet uzmanları konu hakkında yorum yaparken bunun şok bir diyet türü olduğunu belirtirler. Bu nedenle de vücudu şoka sokacak diyetlerin uygulanmasını pek de sağlıklı görmeyenler vardır.

Bir kısım beslenme ve zayıflama uzmanları insanların hayatlarına sağlıklı beslenmeyi sokmaları gerektiğini belirtmektedirler. Isveç diyeti gibi şok ve çok kısa sürede aşırı kilo verdiren diyet listeleri pek önerilmemektedir.

Şok diyetlerle zayıflamak yerine daha uzun sürede ama yavaş yavaş ve egzersiz yaparak kilo vermenin sağlık açısından daha iyi olduğu ifade edilmektedir.

Isveç Diyeti Sonrası Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Isveç diyeti sonrası beslenme ile ilgili olarak dikkat edilmesi gereken bazı durumlar vardır. isveç diyetini uygulayanlar diyetten sonra kahveyi azaltabilirler. Haftada birkaç defa sebze ve et tüketimi tavsiye edilmektedir. Abur cubur yememeye ve sağlıksız alışkanlıklara tekrar yönelmemeye dikkat etmek gerekir. Kesinlikle isveç diyeti ağır bir diyet programıdır ve 13 günden fazla sürdürülmemesi gerekir.

 

Isveç Diyeti Yapanların Yorumları

Isveç diyeti yorumları ile ilgili olarak bu diyeti uygulayan kişilerin yaşadıkları bazı sorunlardan bahsedebiliriz. Özellikle abur-cubur tüketenler ve çok yemek yiyenler için diyetin başları oldukça zorlu geçmektedir. İlk 7 gün kritik bir dönemdir. İlk haftada diyeti yapanlar büyük bir açlık hissi duyduklarını ifade etmektedirler.

Şunu belirtmemiz gerekir ki bu diyetin yıllara göre farklı versiyonları ortaya çıkmıştır. İlk diyet listeleri daha ağır olarak hazırlanmışken özellikle 2018 yılı ve sonrasındaki diyet listelerinin önceki diyetler kadar açlık hissi yaratmadığı yönünde yorumlara rastlanmaktadır.

Isveç diyeti uygulayarak kısa sürede hızlı kilo vermek mümkündür ama tüm diyetlerde olduğu gibi diyetisyen ve doktor kontrolünde yapılmasını tavsiye ediyoruz. Diyet ve Beslenme sayfamızı ziyaret ederek diyet programlarımızı inceleyebilirsiniz.


kadinlar-kulubu-bayanlara-ozel.jpg

İstanbul’un en merkezi semtlerinden biri olan Şişli Mecidiyeköy’de sadece bayanlara hizmet veren pilates stüdyomuzda aletli pilates dersleri sunuyoruz. Bu sebeple pilates salonu muzu Kadınlar kulübü olarak adlandırıyoruz. Özellikle bayanlara özel spor salonu arayanlar için İstanbul da ki nadir stüdyolardanız…

Bayanlar için Özel Pilates Stüdyomuzda Aletli Pilates ile Amaçlarınıza Ulaşın!

Bayanlara özel pilates stüdyosu arıyorsanız, Mecidiyeköy’deki stüdyomuza mutlaka uğramalısınız! Pilates konusunda son derece tecrübeli ve eğitimli bir ekiple sizi hedeflerinize ulaştırıyoruz.

Pilates yapmak isteyenler fit olmayı, esnekliği, hareketli kalmayı ve daha dengeli bir hayata sahip olmayı önemsemektedirler. Yaşam kalitenizi yükseltmek için spor salonumuzda gerekli olan her şeyi bulabilirsiniz!

Pilates yapmanın bedensel ve ruhsal faydaları kanıtlanmıştır ve özellikle aletli pilates ile çok hızlı sonuçlar almak mümkündür.. Bizimle pilates çalışmalarına başladığınızda kendinize olan güveniniz artacak; aynı zamanda daha sağlıklı bir bedene ve ruh sağlığına kavuşacaksınız.

kadınlar kulübü ve kadinlar için spor salonu

Kadınlar Kulübü ile 20 Derste Farkı Görmeye Başlayın!

Kadınlara özel pilates stüdyomuzda 20 ders bizimle pilates yapın ve vücudunuzdaki değişiklikleri gözle görülür biçimde fark edin! Pilatese doğru yerde ve doğru bir ekiple başladığınızda sizin için en iyi sonuçlar kısa sürede ortaya çıkmaya başlar!

Size en uygun çözümlerle eğitmen kadromuz en iyisini yapmak için çalışmaktadırlar. Pilatese başladığınızda hayatınızın bir parçası olacak ve aldığınız olumlu sonuçların da etkisiyle ondan kolay kolay vazgeçemeyeceksiniz.

Pilates Alternatiflerimizden Size En Uygun Olanı Seçin!

Kadın pilates salonu olarak merkezimizde sizin için farklı alternatifler sunuyoruz. Sadece forma girmek için,klinik problemler veya doğum öncesi ve sonrası için farklı programlarımız ile çalışmalarınıza başlayabilirsiniz:

  • Aletli pilates
  • Mat pilates
  • Hamile pilatesi
  • Klinik pilates

Aletli pilates derslerimiz kişiye özeldir ve reformer aletiyle gerçekleşir. İsterseniz 3 veya 4 kişilik grup sınıflarımızda da aletli pilates derslerine katılabilirsiniz.

Eğer hamile iseniz hamile olmanız spor yapmanıza engel değildir. Hamile pilatesi derslerimize güvenle katılabilir birebir ve size uygun yazılan programlar eşliğinde  alanında sertifikalı, bilgili ve tecrübeli eğitmenlerimizin büyük özeni ile beraber hem hamilelik dönemini hem de sonrasını sağlıklı, dinç biçimde geçirmeniz mümkün.

Klinik pilatesi tercih edenler daha çok ağrılarından ve sağlık sorunlarından kurtulmak için bu egzersizlere yönelmektedirler. Omurga ile ilgili sorunlar, bel, boyun sorunları ve çeşitli ağrılar için pilates çok etkili bir egzersiz sistemidir.

Kadınlar Kulübü ‘nde Tecrübeli, Güleryüzlü ve Profesyonel Eğitmenler ile Çalışın!

Kadın pilates salonu için Mecideköy’deki stüdyomuzda her biri spor akademisinden mezun ve alanlarında birçok sertifikaya  sahip tamamı kadın eğitmenler çalışmaktadır. Klinik pilates derslerimiz ise fizyoterapist eğitmenler tarafından verilmektedir. Güleryüzlü ve pozitif enerjileriyle eğitmen kadromuz derslerden maksimum faydayı sağlamanız ve pilatesi en verimli biçimde yapabilmeniz  için ihtiyaçlarınızı anlayarak sizin motivasyonunuzu hep yukarda tutacaklar. Biz bu özellikleri ile stüdyomuzu kadınlar kulübü olarak görüyoruz:)

kadinlar kulübü ve bayanlara özel pilates salonu

Reformer Pilates ile Hayat Kalitenizi Yükseltin!

Bayan pilates stüdyomuzda çalışmaya başladığınızda kısa sürede olumlu sonuçlarla karşılaşmaya başlayacaksınız. Pilates yaşam kalitenizi birçok açıdan arttıracak özelliklere sahip bir egzersiz sistemidir. Toplamda 600’den fazla varyasyonu bulunmaktadır. Pilates ile elde edebileceğiniz bazı faydalar şunlardır:

  • Daha esnek ve sağlıklı bir beden
  • Esnekliğinizin artması ile beraber genç bir omurga sistemi
  • Omurgadaki sorunları düzeltir, iyi bir postür sağlar
  • Sağlık sorunlarını, ağrıları azaltır
  • Konsantrasyonu ve zihin gücünü arttırma özelliği bulunur
  • Core bölgesini güçlendirir, vücut kontrolünü arttırır
  • Ruh sağlığını dengeler, daha mutlu olmanızı sağlar
  • Bedeni ve her kası güçlendirir
  • Forma girmeyi, sıkılaşmayı ve daha ince görünmeyi sağlar

Pilates yaparak tüm bu saydığımız faydaları ve çok daha fazlasını görebilirsiniz.Aletli pilates hakkında daha fazla bilgi için bloğumuzu ziyaret edebilirsiniz.

Kadınlar Kulübü’ne Ulaşım Çok Rahat! Aletli Pilates Yapmak için Ulaşımı Sorun Etmeyin

Sadece kadınlara özel pilates salonu veya bayanlara özel spor salonu  arayışı içinde olanlar İstanbul’da birçok semtin keşişim noktasında bulunan stüdyomuzu tercih edebilirler. İstanbul’un en merkezi semtlerinden olan Mecidiyeköy’de size hizmet veriyoruz.

Spor yapmak için motivasyonunuzu güçlü tutmak ve devam ettirmek önemlidir. Pilates yaptığınız stüdyonun kolay ulaşılabilecek bir yerde olması bu durumda dikkate alınmalıdır. Metrobüs, metro gibi ulaşım araçlarına da çok yakın bir yerde konumlanan pilates stüdyomuz size büyük bir ulaşım kolaylığı sağlamaktadır. Kadınlara özel pilates dersleri ve sizin için özel yazılmış pilates programları ile kısa sürede hedefinize ulaşacaksınız!

Yalnızca Kadın Eğitmenler ve Üyeler ile Pilates Yapmanın Rahatlığını Yaşayın!

Pilates yapmak isteyen kadınlar stüdyoda daha rahat etmek adına yalnızca kadın eğitmenler ile çalışmak isteyebilirler. Bayan pilates salonumuz ile evinizin rahatlığında pilates ile hızla forma girebilirsiniz.

Eğitmenlerimizin ve üyelerimizinde tamamı kadınlardan oluşmaktadır. İstanbul’da bu özellik ile hizmet veren, en kaliteli ve merkezi spor salonları arasında yer alıyoruz. Bu sebeple kendimizi kadınlar kulübü olarak adlandırıyoruz.

kadınlar kulübü ve bayanlara özel pilates

Aletli Pilates Derslerimizle Kısa Sürede Sonuç Elde Edin!

Kadınlar için aletli pilates derslerimizde en kaliteli reformer pilates ekipmanları ve en iyi pilates eğitmenleri ile ders yapacaksınız.

Aletli pilates sınıf derslerimiz haftada 2 saat ayda 8 saat olarak düzenlenmiştir. Bu dersler dışında bire bir özel ders çalışma imkanı veya kendi oluşturacağınız arkadaş grubunuzla duo ve trio grup ders imkanıda bulunmaktadır. 20 ders sonunda fiziksel ve ruhsal değişimleriniz sizi çok şaşırtacak!

Uygun Fiyatlarla Pilates Yapın!

Kadın pilates salonu olarak en iyi eğitmenlerle, çalışmayı ve sonuç odaklı olmayı önemsiyoruz. Kaliteyi yukarda tutarken fiyat politikamızı ise sizler için dengelemeye çalışıyoruz.

Bireysel derslerin fiyatları daha yüksektir; aletli pilateste grup ders yapıldığında ise fiyatlar çok daha uygun olmaktadır. Kadınlara özel pilates salonu arayışı içerisindeyseniz mutlaka bizimle iletişime geçin sizleri ailemize katılmaya ve kadınlar kulübüne bekliyoruz.Bizi Instagram‘da takip etmeyi unutmayın 🙂


pilates-terimleri-ve-anlamlari-1-1280x720.jpg

Pilates Terimleri ve Anlamları

Pilates yapıyorsunuz veya pilates ile ilgileniyorsunuz. Çoğu inglizce olan pek çok kavram ve kelime duyuyorsunuz, fakat bu  pilates terimleri  ve anlamlarını biliyormusunuz ?  Pilates yapmak kadar terminolojiye hakim olmakta önemlidir. Eğitmeniniz size pelvisini kontrol et dediğinde yada merkezlemeden bahsettiğinde ne olduğunu anlamanız için bizim sizler için hazırladığımız, pilates yaparken karşılaşacağınız pek çok kavram ve terimi özetleyen bu rehbere göz atabilirsiniz, Alacağınız fayda  pilates terimleri hakkında bilgi sahibi olduğunuzda ve  yapılan hareketlerin ne işe yaradığı, vücudun hangi noktasına etki ettiğini bilerek yaptığınızda daha fazla artacaktır.

Pilates yaparken, zihinsel farkındalığı ön plana çıkarmak, pilates egzersizlerinden en iyi sonucu alabilmek için sizler için hazırladığımız pilates terimleri sözlüğünden yararlanabilirsiniz.

Pilates Terimleri ve Anlamları Sözlüğü Neden Gereklidir?

  • Pilates terimler ve anlamları sözlüğü ile hareketler farkındalık içerisinde yapacaksınız.
  • Hareketler yapılırken, bakış açınız ve algınız değişecek ve artacak.
  • Pilates terminolojisine ve terimlerine hakim olacaksınız.

Pilates terimleri sözlüğünün amacı, pilates egzersizlerinin uygulanması sırasında, kişinin bilinç ve farkındalığını arttırmak, vücudun doğru duruş ve postürünü bulmasına yardımcı olmak ve egzersizlerden daha fazla fayda sağlanmasıdır.

Pilates Terimleri ve Anlamları Sözlüğü ( A-Z Sıralı)

ABS

Pilates hareketleri yaparken vücudun odaklandığı asıl bölge olan karın ve mide kaslarının güçlendirildiği hareket alanıdır.

Adduction – Yaklaştırma

Vücudun merkezine odaklanan bir egzersiz türüdür.

Abduction – Kaçırma

Temel etki alanı vücudun merkezi olan bu egzersizde, vücut T pozisyonunu alarak kollar dışarı doğru çıkarılır.

Air Pilates

Tüm vücut kaslarının çalıştırılması için yapılan egzersiz türüdür.

Anteripr – Ön çalışma

Vücudun ön tarafının çalıştırıldığı, tahta üzerinde yapılan egzersiz türüdür.

Bağ Doku – Ligament

Vücutta bulunan eklemlere ve organlarda bulunan bağlara denir. Kasları birbirine bağlar ve kaslara biçim verir.

Barrells

Pilates hareketleri yapılırken doğru nefes alıp verme ve doğru şekilde duruş geliştirmek için, kol ve bacakları güçlendiren, omurgaya etkisi olan pilates aletidir.

Beam

Pilates egzersizinin dört temel prensibinin birleşmesinden oluşmuştur. Nefes alma, enerji verme, vücudu hizalama ve hareket prensibini kapsar.

Beden-Zihin Bağlantısı – Body-mind Connection

Bedenin yaptığı hareketlere zihnin odaklanması ve odaklanırken hareketli, güçlü, kas yapıcılığı ön planda tutan tarafla sabit, esneklik kazandıran, sakin tarafın uyumlu bir şekilde çalışmasıdır.

Biceps

Üst kol kası yani diğer anlamıyla Pazu

Breathing – Nefes

Pilates hareketleri yaparken, doğru şekilde nefes alarak vücudun etkin bir şekilde hareketlere odaklanmasıdır.

C Curve – C Eğri

Temel anlamda bedenin, esnemiş durumdayken aldığı durumdur.

Cadillac

Vücuttaki tüm kasları çalıştırır. Omurga esnekliğini artırır. Omuz ve sırt bölgesini güçlendirir. Vücut gerginliğini yok eder. Bir anlamda trapez masası olarak bilinir. Farklı ekipmanlar eklenerek uygulanabilir.

Centering – Merkezleme

Bu pilates hareketinde amaç vücut merkezini güçlendirmektir. Vücudun güç santrali anlamına gelir.

Cervical Spine – Servikal Omurga

Boyun ve belin alt kısmındaki omur bölgesinin orta bölümüdür. Boyundaki omurga kemiği anlamına gelir.

Chair Barrel

Kasların gerilmesi, güçlendirilmesi için kullanılan pilates ekipmanlarındandır.

Coccyx – Koksiks

Vücudun dik durmasını sağlayan kolonun en altıdır. Bilinen adıyla kuyruk kemiğidir.

Çekirdek güç – Core Strength

Pelvis tabanıyla, sırt kasları ve omurga için sabitleyici kasların çalıştırılmasıdır.

Disk

Omurları birleştiren ana maddedir.

Dorsifleksiyon

Parmak uçlarının ayak parmağına ve ayak bileğine dokundurma hareketedir.

Pilates Terimler ve Anlamları Sözlüğü ( E-M)

Eksantrik – Eccentric

Kas uzatmaya yarayan egzersiz uygulamasıdır.

Extension – Açılma

Kaslar arasındaki mesafenin uzatılması anlamındadır.

Flexion – Bükülme

Kaslar arasındaki mesafeyi azaltmak anlamındadır.

Foot Walk – Ayak Yürüyüşü

Yürümek için topukları yerden kaldırarak yapılan pilates egzersizidir.

Hiperekstansiyon- Hyperextension

Eklemlerin olması gerekenden daha fazla esnetilerek güçlendirilmesi hareketidir.

Hundred

Karın güçlendirmeye yarayan, dayanıklılığı artıran bir pilates hareketedir.

Ground Reaction on Body – Vücutta Zemin Reaksiyonu

Vücut ile zeminin temasında uygulanan kuvvet uygulamasıdır.

Imprinting-Baskı

Omurga ve mat arasındaki mesafeyi koruyan, sırtüstü yatılarak omurgayı çalıştırma hareketidir.

Inner Eye-İç Göz

Pilates yaparken, farkındalığı hissederek vücudu doğru şekilde hizalamaya yarar.

Intercostal Muscles – Intercostal Kasları

Nefes alıp verirken, göğüs kafesinin genişlemesi sırasında, kontrolü sağlayan kaslardır.

Isometric Device-İzometrik Cihaz

İç uyluklarla, üst kol ve boynu güçlendirmeye yarayan alettir.

Kontrol Bilimi – Contrology

Pilates egzersizlerini bulan Joseph Pilates’in, pilates egzersizleri metoduna verdiği asıl isimdir. Sonradan günümüzde pilates adını almıştır.

Kuadriseps – Quadriceps

Üst ön bacak kası (büyük medial, intermedyus, lateral ve rektus femur kaslarının birleşimidir)

Klasik Pilates-Classical Pilates

Pilatesi bulan Joseph Pilates’in geleneksel yollarla yapılan pilates egzersizlerine verilen isimdir.

Lateral Move-Yanal Hareket

Vücudun kenarına yakın yapılan hareket anlamındadır.

Leveling-Tesviye

Denge ve etkin boyun duruşunun sağlanmasına yardımcıdır. Gözler, yatay bir yüzeyde tutularak odaklanılır.

Lumbar Spine – Omurga

Omurganın bel bölümünü oluşturan bölgedir.

Marionette String-Kukla Dize

Omurganın, kurulan ip düzeneği ile çalıştırılmasıdır.

Mat

Pilatesin, yerde yapılan hareketleri için, diz ve sırtı korumak için kullanılan, egzersiz minderidir. Mat pilates ile ilgili daha fazla bilgi almak için Mat Pilates sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Midline-Orta Çizgi

Başın üstünden, ayağa kadar olan çizgidir. Vücut merkezine odaklanma anlamındadır.

Modern Pilates-Contemporary Pilates

Bilimsel ve teknik anlamda gelişen pilates egzersizlerinin uygulanmasıdır.

Pilates Terimleri ve Anlamları Sözlüğü ( N-R)

Neutral Pelvis – Nötr Pelvis

İki kalça kemiğinin etkili şekilde çalıştırılmasıdır.

Neutral Spine – Nötr Omurga

Omurganın dengesini sağlamak amaçlı yapılan çalışmalardır. Yanlış uygulanması durumunda kaslar zarar görür.

Omurga-Spine

Bel kemiğidir. Kafatasından kuyruk sokumuna kadar olan bölgedir.

Paralel Stance-Paralel Duruş

Bacak ve ayak uyumunun aynı yönü göstermesidir.

Pelvik Stabilite

Kalça bölgesinin doğru şekilde kullanılmasıdır.

Pelvis

Leğen kemiğidir.

Pelvic Floor Muscle-Pelvik Taban Kası

İdrarı durdurmaya yarayan kaslardır. Özellikle Kegel egzersizlerinde ön plandadır.

Pilates Stance-Pilates Duruşu

Parmaklar ayrık durumdayken topukların birbirine yakın olmasıdır. Bir bakıma bale pozisyonunu andırır.

Pilates Çorabı

Pilates yapılırken, ayakların kaymaması ve ayakların sabit tutulması için giyilen altı kauçuk kaydırmazlı çorap.

Pilates Topu-Pilates Fitness Ball

55-75c arası büyüklüğünde, pilates egzersizi yapmaya yarayan top.

Pilates Lastiği

Kolların esnemesi ve güçlenmesi için kullanılan esnek lastik.

Plantar Flexion

Ayak sırtını tabana doğru bükmek anlamındadır.

Posterior-Arka

Vücut bölgesinin arka tarafıdır. Pilateste postür duruşunu ayarlar.

Post-Lateral Breathing Movement – Lateral Sonrası Solunum Hareketi

Göğüs kafesinin nefes alırken kasılması sırasında, göğüs kafesinin genişlemesi anlamına gelir.

Powerhouse-Güç Santralı

Pilates egzersizlerinin merkezini oluşturan bu hareket, pelvik kaslarını, kalça eklemlerini, sırtı ve alt abs’yi kapsar.

Prone

Yüzükoyun yatay uzanmadır.

Pooched ABS

Pilates egzersizleri yapılırken, egzersizlerin yavaşlatılması anlamına gelir. 

Reformer

Kelime manası ile vucut şekillendirmek olan reformer  hareketlerini yaparken, yardımcı aletlerle, dizüstünde, ayakta, sırtüstü ya da yan yatılarak, hareketlerin gerçekleştirildiği aletler bütünüdür. Reformer pilates nedir ve reformer pilatesin faydaları konulu yazımıza linken ulaşabilirsiniz.

Rektus Abdominis

Midenin altında bulunan kaslardır.

Rotasyon

İçe dönme ve dışa dönme hareketlerinin yapılması, merkezi bir eksenin etrafında dönülmesidir.

Pilates Terimler ve Anlamları Sözlüğü ( S-Z )

Sacrum

Omurga tabanıyla, pelvik merkezini oluşturan üçgen kemiktir.

Servikal

Kelime olarak Boyun demektir boyun bölgesini ifade eder. Servikal spondiloz gibi rahatsızlıklar için pilates çok faydalıdır.

Sihirli Çember-Magic Circle

Kolların ve iç uylukların çalıştırılması için kullanılan kulplu esnek bir çemberdir.

Skapula

Kürek kemiğidir.

Supine-Yatay

Sırtüstü yatay uzanmadır.

Scoop ABS-Kepçe ABS

Sırt bölgesinin desteklenmesi için, kasların içe çekilmesidir.

Shoulder Blades Back Push-Omuz Bıçakları Geri İtmek

Omuzları geriye doğru çekerken, ellerin arka tarafa konması anlamındadır.

Sit Up-Oturmak

Omurgaları güçlendirmek, sırt ağrılarından kurtulmak için oturmak, çömelmeden, ayaklar üzerine çökmeden düz şekilde oturmaktır.

Spine Correctors-Omurga Düzelticiler

Omurganın düzgün şekilde duruşunu sağlamak için kullanılan pilates egzersiz aletidir.

Table top- Üst Masa

Sırt üstü yatar vaziyette, dizlerin bükülmesi ve bacakların yukarıya doğru bakmasıdır.

Tendon

Kasın kemiğe bağlanmasına yarayan esneyebilen doku.

Toraks-Thoracic

Göğüs kafesidir. Toplamda 37 kemikten oluşur.

Transversus Abdominis

Derinde kalan karın kaslarıdır.Bu kaların güçlendirilmesi düzgün bir duruş için çok önemlidir.

Thoracic Spine-Torasik Omurga

Belin, orta ve üst kısmını oluşturan 12 adet omurdur.

Triangles-Üçgenler

Gövde merkezince çapraz şekilde uzanan eğik ABSlerdir.

Triceps

Kolun üst kısmından dirseğe kadar olan kaslardır.

Tucked Chin – Tucked Çene

Sıkı bir çene yapısına sahip olmak için başın öne eğilerek ve gerginleştirilerek boyun arkasındaki kasları güçlendirmektir.

Two Way Energy-İki Yönlü Enerji

Ayakların yere sıkıca bastığı ve başın tavana doğru uzanırken vücudun iki yönlü enerji elde etmesidir.

Unilateral Movement-Tek Taraflı Hareket

Egzersiz yapılırken, vücudun tek tarafının kullanılmasıdır.

Wunda Chair-Wunda Sandalye

Güç santralinin güçlendirilmesinde kullanılan bir ekipmandır. Bu ekipman sayesinde 75 kadar pelvik egzersizi yapılabilir.

Corelab pilates Stüdyo olarak sizler için hazırladığımız  pilates terimleri ve anlamları sözlüğüne göz attıysanız, artık yapılan hareketlerin ve kullanılan terminolojinin ne anlama geldiğine daha çok hakimsiniz! Blog’umuzda bulunan aletli pilates konulu yazımızda ilginizi çekebilir.

Türkiye Pilates Federasyonu sayfası


WhatsApp